YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19412
KARAR NO : 2012/23473
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, boşandıktan sonra davalının işe girdiği ve davacıdan fazla gelir elde ettiği, yoksulluk şartlarının kalktığını belirterek, 150.00 TL olan yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiştir.Mahkemece,”…davalı … için nafaka miktarının taktir edildiği tarihten dava tarihine kadar geçen süreçte davalı …’ın yoksulluk durumunun ortadan kalktığı, davacıdan görece daha fazla maaş aldığı, bu aşamadan sonra yoksulluk nafakasına devam etmenin hakkaniyetli olmayacağı gözönüne alınarak nafakanın hükmün kesinleşmesinden itibaren kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının hükmün kesinleşmesinden sonra kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.TMK nun 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.Somut olayda; taraflar … Asliye Hukuk ( Aile) Mahkemesinin 13.07.2011 tarih ve 2010/98 Esas 2011/118 Karar sayılı kararı ile boşanmışlar, boşanma kararında davalı lehine aylık 150,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Boşanma kararı taraflarca temyiz edilmeksizin 08.09.2011 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı ve davalı hakkında yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasında; davalının tekstilde işçi olarak çalıştığı, yaklaşık 650 TL asgari ücret aldığı,annesi ile birlikte babasından kalan evde kira vermeden kaldıkları, davacının ise serbest olarak çalıştığı, 750 TL geliri olduğu, dedesi ile birlikte kira vermeden oturduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalının çalıştığı işyerinden alınan yazı cevabından, davalının 20.04.2011 tarihinden itibaren işyerinde çalıştığı ve 2011 Kasım ayı maaşının 760,77 TL olduğunun belirtildiği, davacının çalıştığı işyerinden alınan yazı cevabından ise davacının 06.04.2010 tarihinden itibaren işyerinde çalıştığı ve 2011 Kasım ayı maaşının net 658,96 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı kadının, tarafların boşanma davası sırasında da çalıştığı ve gelir elde ettiği anlaşılmaktadır.Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında “asgari ücretle çalışılmakta bulunulması” yoksulluk nafakası bağlanmasını veya yoksulluk nafakasının ortadan kaldırılmasını gerektiren bir durum olarak kabul edilmemiştir. (HGK’nun 1.5.2002 gün 2-397 E-339 K. sayılı kararında olduğu gibi).Bu nedenle, davalının aylığı yoksulluğu ortadan kaldırmayıp, bu durumun sadece nafaka miktarının tayininde nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak, kaldırma talebi, azaltma talebini de içermekte olup, bu durum nafakanın miktarını tayinde ve indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır.Buna göre mahkemece, dava dilekçesindeki istem gözetilerek, çoğun içinde az da istenilmiştir kuralı gereğince yoksulluk nafakası miktarından indirim yapılması gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
Bu nedenlerle mahkemece, yukarıda açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle davanın yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.