YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4423
KARAR NO : 2019/1087
KARAR TARİHİ : 21.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı … arasında imzalanan ticari kart sözleşmesine davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, sözleşme kapsamında kullanılan kredinin ödenmediğini, borcun tahsili amacıyla … İcra Müdürlüğünün 2014/6915 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacı banka ile dava dışı …arasında düzenlenen ticari kart sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, sözleşme kapsamında kullanılan 1.750,00 TL asıl alacak, 390,50 TL faiz, 19,52 TL BSMV olmak üzere toplam 2.160,02 TL’lik ödenmeyen borç yönünden itirazın iptaline ve kabul edilen miktar üzerinden davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle yargılama aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyize konu yapılamayacağına göre davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21/02/2019 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Davalı takip dosyasındaki itirazında ve ön inceleme sırasındaki beyanında kefillik iddiasını kabul etmemiştir. Mahkemece davacının dayandığı ticari kart sözleşmesinde davalıya atfen kefil sıfatıyla atılan imzanın davalıya ait olup olmadığı yönünden inceleme yapılmadan tahkikatın bitirilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece ayrıca ön incelemeden sonra tahkikat için duruşma günü verilmiş ise de tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hükmün tefhimi için ayrı bir duruşma günü tayin edilmemiş ve davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Bu yönlerden yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan saygıdeğer çoğunluğun onama kararına muhalifim.21.02.2019