YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/453
KARAR NO : 2019/1289
KARAR TARİHİ : 21.03.2019
Davacı … Kooperatifi ile davalı … İmalât San. Tic. Ltd. Şti., birleşen 2013/421 Esas sayılı davada Davacı … Kooperatifi ile davalı … İmalât San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki davadan dolayı … 1. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 30.09.2015 gün ve 2013/200-2015/618 sayılı hükmü onayan Dairemizin 18.12.2017 gün ve 2016/2546-2017/4449 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava menfi tespit, birleşen dava fazla ödemenin iadesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi sonucunda Dairemizin 2016/2546 Esas-2017/4449 Karar ve 18.12.2017 günlü kararı ile onanmasına dair verilen karara karşı davalı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Davacı-birleşen dosya davacısı iş sahibi, davalı-birleşen dosya davalısı ise yüklenicidir.
Davalı yüklenicinin asıl davaya yönelik karar düzeltme talebinin incelenmesinde;
Davacı iş sahibi asıl dava dilekçesinde; davalı yüklenici tarafından … İcra Müdürlüğünün 2012/1172 Esas sayılı icra dosyasıyla davacı aleyhine 01.08.2012 tarihinde 242.000,00 TL asıl alacak, 18.557,75 TL faiz toplam 260.557,75 TL üzerinden 25.09.2011 tarih ve 271.500,00 TL bedelli çeke dayalı olarak icra takibi başlattığını, oysa ki icra takibinden önce davalı yükleniciye farklı tarihlerde toplam 161.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek bu miktar üzerinden borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı yüklenici cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 01.07.2012 tarihli sözleşme ile davacı kooperatife ait 4 blokta bulunan toplam 94 dairenin ince işlerinin KDV dahil 1.341.371,00 TL bedelle yapılması işini üstlendiğini, işin yapılıp teslim edildiğini, davacı iş sahibi tarafından icra takibinden önce yapılan tüm ödemeler mahsup edilerek bakiye 242.000,00 TL iş bedeli için icra takibi başlatıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davada; takibe konu 25.09.2011 tarih ve 271.500,00 TL bedelli çek yönünden takipten önce davacı iş sahibi tarafından 161.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu miktarın düşülerek icra takibinin başlatılması gerektiği gerekçesiyle asıl davada 161.000,00 TL yönünden davacı iş sahibinin borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmesi sonucunda Dairemizin 2016/2546 Esas-2017/4449 Karar ve 18.12.2017 günlü kararı ile onandığı anlaşılmıştır.
Asıl dava, davalı yüklenici tarafından takibe dayanak olarak gösterilen … Bankası … Şubesine ait 25.09.2011 tarih ve 4641 nolu ve 271.500,00 TL bedelli çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi sebebiyle borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. Taraflar arasında 01.07.2012 tarihli eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, iş bedelinin 1.341.371,20 TL olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı tarafından davalı yükleniciye bu iş kapsamında her biri
… Bankası … Şubesine ait 25.04.2011 tarih ve 124.410,00 TL bedelli, 25.05.2011 tarih ve 271.500,00 TL bedelli, 25.06.2011 tarih ve 271.500,00 TL bedelli, 25.07.2011 tarih ve 271.500,00 TL bedelli ve 25.08.2011 tarih ve 271.500,00 TL bedelli çeklerin verildiği, ilk dört çekin tahsil edildiği, 25.08.2011 tarihli çekin ise değiştirilerek takibe konu 25.09.2011 tarih ve aynı bedelli çekin keşide edilerek verildiği anlaşılmıştır. Davalı yüklenicinin sözleşmeye konu edimlerini tam olarak yerine getirdiği ve teslim ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Takibe konu yapılan çekin her ne kadar sözleşme tarihinden önce keşide edildiği anlaşılmış ise de söz konusu çek, diğer çeklerle birlikte düşünüldüğünde 01.07.2012 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlendiği, taraflar arasında bu sözleşme haricinde de başka bir ilişkinin olmadığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlığımızda çözülmesi gereken konu, sözleşme bedelinin ne kadar ödendiği ve buna göre de 25.09.2011 tarihli çek nedeniyle davacı kooperatifin davalı yükleniciye borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Yapılan yargılama sonunda mahkemece, davalı yüklenici tarafından başlatılan takibin çeke dayalı olarak yapıldığı, icra takibinden önce davacı tarafından 161.000,00 TL ödemenin bu çeke hasren yapıldığı belirtilerek asıl dava sonuçlandırılmış ise de; az yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmede 1.341.371,20 TL olarak kararlaştırılan iş bedeline karşılık olarak davacı kooperatif tarafından yapılan ödemelerden kaynaklandığı, davalı yüklenici yapılan tüm ödemeleri mahsup ederek icra takibini başlattığını savunduğundan, mahkemece sözleşme bedeline mahsuben takipten önce yapılan tüm ödemeler gözetilerek buna göre takip tarihi itibariyle davalı yüklenicinin bakiye alacağının olup olmadığı belirlenip, bunun sonucuna göre davacı iş sahibinin borçlu olup olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, takibin sadece çeke hasredilerek sonuca gidilmesinin doğru olmadığı gözetilip bu konuda araştırma yapılması yönünde mahkeme kararının bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından Dairemizin 2016/2546 Esas-2017/4449 Karar ve 18.12.2017 günlü onama kararının kaldırılarak asıl dosya yönünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 2016/2546 Esas-2017/4449 Karar ve 18.12.2017 günlü onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00’şar TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden taraflardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin ve karar düzeltme harçlarının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.