YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3345
KARAR NO : 2019/3830
KARAR TARİHİ : 08.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili ve davacı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 67 ada 14 numaralı parselin, dava dışı komşu 16 numaralı parsel maliki davalı … ve taşınmazda bulunan lokantayı işleten Recep tarafından sınırdaki duvarın yıkılarak işgal edildiğini, taşınmazının bir kısmının mutfak olarak kullanıldığını belirterek, elatmanın önlenmesini ve eski hale getirilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacı ile müvekkilinin kardeş olduklarını, dava konusu taşınmazların babaları Kasım’dan kaldığını, lokantanın ve duvar yıkılarak yapılan mutfağın babaları tarafından yaptırıldığını, kendilerine mevcut haliyle intikal ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Dava konusu taşınmaza komşu olan 16 numaralı parsel, yargılama sırasında 07/07/2014 tarihinde davalı …’e satılmış, dahili davalı duruşmadaki beyanında; taşınmazı görmeden satın aldığını, müdahalenin olduğunu ancak yıkılmasını istemediğini beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı … ve… yönünden davanın reddine, … yönünden kabulü ile elatmanın önlenmesine, fen bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen kısmın yıkılmasına dair verilen karar, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım talebine ilişkindir.
Dava konusu 67 ada 14 numaralı parsele tecavüzlü olan komşu 16 numaralı parsel, davanın açıldığı tarihte davalı …’a ait iken, 07/07/2014 tarihinde …’e satıldığından ve bu davalıların müdahaleleri kalmadığından, davalılar Nurcan ve Recep hakkında karar verilmesine yer olmadığına 6100 sayılı HMK’nin 125/1-a maddesi uyarınca davalılar ve dahili davalı (devralan) …’in yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olmalarına dair karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi, ayrıca yargılama giderleri hakkında da davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 08/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.