YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/10869
KARAR NO : 2019/2190
KARAR TARİHİ : 15.02.2019
……..
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 20/02/2018 tarihli ve 2016/28310 Esas – 2018/1612 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlu keşideci ve avalistin icra mahkemesine başvurularında, takibe dayanak bononun faktoring sözleşmesi gereği verilmiş teminat senedi olduğunu, faktoring işlemlerinde uygulanacak yönetmeliğin ilgili maddelerindeki şartların yerine gelmediğini belirterek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece bononun faktoring sözleşmesine istinaden teminat verildiği gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği, alacaklının temyizi üzerine kararın Dairemizce bozulduğu görülmektedir.
Bononun düzenlendiği 21/10/2015 tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı ……Kanunu’nun 9. maddesinde faktoring şirketlerinin yapamayacağı işlemler hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 9/2. hükmüne göre; “Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
04/02/2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesinde ise; “Faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde, alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi veya diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir. Kuruluş tarafından kullanılan faktoring programları bu uyumu gözetecek ve uyumsuzluk söz konusu olduğunda işlem yapılmasına olanak vermeyecek şekilde yapılandırılır” hükmüne yer verilmiş olup böylece faktoring şirketlerinin 6361 sayılı Yasanın 9/2. maddesine ve buna göre
çıkartılan yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8/1. maddesi hükümlerine uygun olarak temlik almadıkları kambiyo senetlerinde yetkili hamil olamayacakları anlaşılmaktadır.
Faktoring şirketlerinin müşterilerinden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belge ile ilişkili olmayan kambiyo senedi alabilecekleri de Yönetmeliğin 8/3. maddesinde hükme bağlanmış ancak bu nitelikteki senetlerin tahsil edilebilmesi için bir takım koşulların mevcudiyeti aranmıştır.
Somut olayda takibe konu edilen bononun lehtarı olan … ile keşidecisi olan ……arasında düzenlenen 21.10.2015 tarihli …..5.maddesinde faktoring şirketinin müşterisinden teminat niteliğinde kıymetli evrak alabileceği düzenlenmiş ise de sözleşmede bonoya açıkça atıf olmadığı gibi alacaklının da bu yönde bir kabul beyanı yoktur.
Bu durumda, alacaklı faktoring şirketi, takip dayanağı bononun teminat olarak alınmadığını ileri sürdüğüne göre, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu’nun 9/2. maddesi ve……. Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesi uyarınca bono yönünden alacağını, yetkili hamil olup olmadığını fatura ile tevsik etmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca, takibe konu edilen senedin tahsile konulabilmesi için 6361 sayılı Kanunun 9/2. maddesi ve yukarıda sözü geçen Yönetmeliğin 8. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği açıktır.
İİK’nun 170/a-2. maddesi gereğince; icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek takibin iptaline karar verebilir.
O halde mahkemece, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 8/1. maddesinde öngörülen şartın gerçekleşip gerçekleşmediği dolayısı ile alacaklının yetkili hamil olup olmadığı, alacağın miktarı ve tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamayı gerektirdiğinden istemin kabulü ile İİK’nun 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile iptali yönünde hüküm tesisi doğru değil ise de sonuçta takibin iptaline karar verildiğinden, Dairemizce belirtilen nedenlerle sonucu doğru kararın onanması gerekirken, maddi hataya dayalı olarak bozulduğu anlaşılmakla, borçluların karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Borçluların karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile 20/02/2018 tarihli ve 2016/28310 E. – 2018/1612 K. sayılı bozma ilâmının kaldırılmasına, sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 15/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
…..