Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2018/6598 E. 2019/5803 K. 08.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6598
KARAR NO : 2019/5803
KARAR TARİHİ : 08.04.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (tüketici mahkemesi sıfatıyla) 19/12/2013 tarih ve 2012/450 Esas 2013/609 Karar sayılı ilamında yer alan vekalet ücreti ve yargılama giderleri için … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/2963 Esas sayılı dosyasında, yine aynı ilamda ayıplı aracın ayıplı olmayan misli ile değiştirilmesi hükmünün … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/2978 Esas sayılı dosyasında ilamlı icra yoluyla takibe konu edildiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/2963 Esas sayılı dosyasından gönderilen icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; ilamda hükmedilen asıl alacak ve bağlı feri alacaklar yönünden ayrı ayrı takip yapılmasını engelleyen yasa hükmü bulunmadığından davanın reddine karar verildiği, karara karşı borçlunun temyiz isteminde bulunduğu görülmüştür.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Dürüst Davranma Ve Doğru Söyleme Yükümlülüğü başlıklı 29. maddesinde “Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar. Taraflar, davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlüdürler.” Dürüstlük Kuralına Aykırılık Sebebiyle Yargılama Giderlerinden Sorumluluk başlıklı 327. maddesinin 1. fıkrasında; “Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir” hükmüne yer verilmiştir.
2709 Sayılı 1982 Anayasası’nın Hak Arama Hürriyeti başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda alacaklı vekili tarafından borçlu … Türkiye Bayii …Motorlu Araçlar Tic. A.Ş. aleyhine … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/12/2013 tarih ve 2012/450 Esas 2013/609 Karar sayılı ilamında yer alan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin olarak … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/2963 Esas sayılı dosyasında 18/11/2015 tarihinde ilamlı icra yoluyla takip başlatıldığı, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi için ise … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/2978 Esas sayılı dosyasında 23/11/2015 tarihinde ilamlı icra yoluyla takip başlatıldığı ve her iki takip dosyasının derdest olduğu görülmektedir.
Mahkemece, aynı ilamda hüküm altına alınan alacak kalemleri için tek ve aynı dosya ile ilamlı icra takibinde bulunulmasını zorunlu kılan yasal düzenlemenin mevcut olmadığı gerekçesine dayanılmıştır. Ancak, yasalarda bir ilamla hüküm altına alınan haklarla ilgili olarak ayrı ayrı takip yapılabileceğine ilişkin hiç bir düzenleme de mevcut değildir. Bu durumda, Türk Medeni Kanunu’nun 1., 2., 4. ve 33. maddelerinin, Anayasanın 36.maddesinin, Türk Borçlar Kanunu’nun 77. maddesinin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 29. maddesinin gözönüne alınarak uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir.
Genel olarak icra hukukuna ilişkin itiraz ve şikayetlerde Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinin uygulanma kabiliyeti yoktur. Ancak, yukarıda belirtilen diğer yasa maddeleri gözönüne alındığında, bu tip olaylarla sınırlı kalmak üzere objektif iyi niyet kurallarının gözardı edilmemesi gerekir.
Alacaklı tarafından, yasadaki boşluktan yararlanılarak bir ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak sebepsiz zenginleşmeye neden olunması, hakkın kötüye kullanılması olup, bu durum hukuk düzeni tarafından korunamaz. Hakim, yukarıda belirtilen yasa maddeleri gereğince, yasadaki boşluğu objektif iyi niyet kuralları içinde doldurmak zorundadır. İlam bir bütün olmasına rağmen, yasal ve geçerli bir neden olmaksızın, alacaklı, iki ayrı takip başlatmak suretiyle borçlunun zarara uğramasına neden olmamalıdır.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında, alacaklının bu davranışı hukuk düzeni tarafından korunamayacağından, ikinci olarak yapılan takibin iptal edilerek ilk yapılan takip üzerinden takibe devam edilmesi gerekmekte ise de, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, aynı ilama dayalı olarak yapılan ilk takibe ilişkin iptal talebinde bulunduğu anlaşılmış olup, mahkemece bu gerekçe ile şikayetin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonuçta şikayet reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 44,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.