YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3122
KARAR NO : 2019/8505
KARAR TARİHİ : 11.04.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davalının davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödememek için davacının dinlenmesini, davacının gıyabında tutulan tutanaklarla bir odada 4 kişi oturmalarını gerekçe göstererek iş aktini haksız feshettiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının görevli olduğu dağıtım biriminde gece vardiyasında çalışmakta iken 3 arkadaşı ile birlikte çalışma saatleri içinde 28/04/2014 tarihinde kullanılmayan bir ofiste uyuduğunun kamera kayıtları ile tespit edildiğini, bu olayın ertesi gün de tekrarlanması nedeni ile iş aktinin haklı nedenle feshedildiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’nin 16/10/2017 tarihli, 2016/354 Esas sayılı kararının, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2017/28387 Esas sayılı ilamıyla bozulduğu, bozma ilamına uyulduğu, davalı tarafından düzenlenen İA Bildirim formunda 02.05.2014 tarihinde 29 kod (işveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih) nedeniyle davacının çıkışının gösterildiği, dava ile ilgili olarak taraf tanıklarının beyanları huzurda alındığı, dosya içeriği, SGK kayıtları ile doğrulanan davacı iddiası gibi 20.05.2011 işe giriş tarihi ile 02.05.2014 iş akdinin sona erme tarihi geçen 2 yıl, 11 ay, 12 günlük süre hizmet süresinin bulunduğu, kıdem süresi ve İş Kanunu’nun 14. maddesindeki esaslara göre, davacının davalıya ait işyerinde toplam hizmet süresinin 2 yıl, 11 ay, 12 gün olduğu, dosya kapsamından sigortalı işten ayrılış bildirgesinde fesih sebebi olarak (29 kodu ile) “işveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih” olarak bildirildiği, fesih bildirimi belgesinde ihbar öneli süresinin bildirilmediği, bu nedenle ihbar öneli verilmeksizin iş akdinin feshedildiğini kabulü gerektiği, davalı tarafından davacının iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin kanıtlanamadığı bu nedenlerle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmış olup, davacının hak ettiği, davacının fazla mesai ücreti alacağının bulunmadığı gerekçesi ile fazla mesai ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 07/05/2014 yerine 30/03/2018 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Somut uyuşmazlıkta, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Dairemizin 2017/28387 Esas sayılı bozma ilamının 3 numaralı bendinde belirsiz alacak davası 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile öngörülen ve alacaklıya bazı avantajlar sağlayan yeni bir dava türüdür. … Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesi belirsiz alacak davası şeklinde açılmış, dava dilekçesindeki 100’er TL olarak alacak kalemleri temsili miktarlarla talep edilmiştir. Bu hali ile dava, kısmi eda külli tespit talebini içeren belirsiz alacak davası nitaliğindedir. Kısmi eda külli taspit talepli belirsiz alacak davalarında sonradan yapılan talep artırımı ıslah niteliğindedir. Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir. Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir. Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi karşısında “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına göre bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilmesi hatalıdır.” gerekçesine yer verilmiştir.
Buna göre, bozma sonrasında yapılan ıslaha değer verilmemesi gerekmektedir. Bu bozma ilamına Mahkeme tarafından uyulmuştur.
Bozma sonrasında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai ücreti yönünden eldeki kararda, fazla mesai ücreti tamamen reddedildiği için fazla mesai ücreti taleplerinin ıslahen artırılan kısımları için … 23. İş Mahkemesi’nin 2018/322 Esas sayılı dosyası ile dava açılmıştır. Davacı vekilinin birleştirme talebi, Mahkeme tarafından “usul ekonomisi” gerekçesi ile reddedilmiştir.
Mahkemenin, bozmadan sonra ıslah yapamayan açtığı ek davanın davacı vekilinin birleştirilmesi talebini bu şekilde reddetmesinin hiç bir hukukii dayanağı bulunmamaktadır.
Mahkeme tarafından davalar birleştirilmemesine rağmen kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinde ıslah ile artırılan kısımlar yeniden hüküm altına alınarak hükmüne uyulan bozma ilamına aykırı bir şekilde karar verilmiştir.
Mahkeme tarafından hükmüne uyulan bozma ilamına rağmen ıslaha değer verilerek karar verilmesi 3. kere bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/04/2019 günü oybirliğiyle karar verildi.