YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12240
KARAR NO : 2019/2511
KARAR TARİHİ : 12.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 Sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- … Metal İnş. Haf. Nak. Peys. San. Tic. Ltd. Şirketinin müdürü olan sanık hakkında 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın, sigortalı bir işte çalışmak için…’a gittiğini, tanımadığı kişilerin kendisini işe almak için bazı belgeleri imzalattırdıklarını savunması, UYAP sisteminden yapılan sorgulamada, 10.12.2008 tarihinden sonra cezaevinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; suç konusu faturaları kullanan mükellefler veya şirketler haklarında vergi incelemesi yapılıp yapılmadığı, ilgili şirket yetkilileri veya mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığı sorulup, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi; suç konusu fatura asıllarından her takvim yılı için kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulması; sanığa gösterilerek faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kabul etmemesi halinde yazı ve imza örnekleri temin edilerek, suça konu faturalardaki yazı ve imzaların aidiyeti yönünden uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması; suça konusu faturaları kullanan şirket yetkilileri veya mükellefler tanık olarak dinlenilerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların verilmesinde sanığın iştirakinin olup olmadığının sorulması ile sanığın cezaevine girdiği tarih de gözetilerek hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasının, 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından aynı kanunun 326/son maddesi gereğince sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 12.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.