YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15204
KARAR NO : 2013/3275
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında… Köyü 101 ada 203 sayılı parsele Aralık 1951 tarih 181; 101 ada 256 ve 280, 281 sayılı parsele Ağustos 1997 tarih 164 numaralı tapu kaydı ile Hazineye ait Aralık 1951 tarih 155 numaralı tapu kaydının uyduğu belirlenerek malik tesbiti yapılması için tutanak ve ekleri 3402 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece, dava konusu parsellerin gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 17/10/2007 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
1) Hazinenin çekişmeli 101 ada 256, 280 ve 281 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazları bakımından; Hazinenin tutunduğu Aralık 1951 tarih 155 numaralı, tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uymadığı, davalı gerçek kişilerin tutunduğu ve Hazinenin taraf olduğu tescil kararı ile oluşan ve sınırları sabit olan Ağustos 1997 ve Nisan 1990 tarihli tapu kayıtlarının uyduğu belirlenerek davalılar adlarına tapuya tescillerine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, Hazinenin bu parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun hükmün onanması gerekmiştir.
2) Hazinenin çekişmeli 101 ada 203 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu parselin de Hazinenin tutunduğu tapu kaydı kapsamı dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu doğru olarak belirlenmiş ise de; davacıların tutunduğu Ağustos 1997 tarih 28 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, kaydın yüzölçümünün 5400 m2 olduğu, üç sınırı sabit ise de doğu sınırının dağ okuduğu ve doğuda eylemli olarak 101 ada 468 parsel sayılı 2007 yılında tahdidi kesinleşen orman parseli bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, değişir sınırlı kaydın miktarı ile geçerli olacağı, miktar fazlası olan bölümün doğudaki orman parselinden kazanılmaya çalışıldığı, çekişmeli 203 parsel 2007 yılında kesinleşen orman kadastro sınırı dışında bırakılmışsa da davanın açıldığı 2008 yılına kadar kazandırıcı zamanaşımı yolu ile mülk edinme koşullarının oluşmadığı, bu nedenle kayıt miktar fazlası bölümün zilyedlik yolu ile de kazanılamayacağı düşünülmemiştir.
O halde; mahkemece, taşınmaz başında bir fen elemanı eşliğinde yeniden keşif yapılarakAğustos 1997 tarih 28 numaralı tapu kaydı krokisiyle birlikte zemine uygulanmalı, 3402 sayılı Kanunun 20/A, 21 ve 32/3. maddeleri gereğince batıdaki sabit yol sınırından başlanılarak miktarı ile geçerli kapsamı tayin olunmalı; kayıt miktar fazlasının kazanılmasına olanak bulunmadığı gözetilerek, bu bölümün orman niteliği ile Hazine adına tescili yolunda hüküm kurulmalı, böylece 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince tutanağın malik hanesi doldurulmalıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde açıklanan nedenlerle; Hazinenin 256, 280 ve 281 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere yönelik hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; 203 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsele yönelik hükmün BOZULMASINA 26/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.