YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7034
KARAR NO : 2013/6810
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….02.2012 tarih ve 2011/133-2012/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmışlık vasfı taşıyan 2005/169503, 2000/4010, 2000/28165, 2000/24186, 1999/23183, 2003/4415, 2002/32670, 2000/28164, 2003/13425, 2003/13426 ve 2000/28166 sayılı her biri ADVANTAGE ibareli 1-45. sınıfta bulunan mal ve hizmetleri içeren tescilli markalarına iltibas ve tecavüz oluşturan, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak ve itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki davalıva ait 2009/50657 kod numaralı ON-NUR AVANTAJ ibareli … ve 35. sınıf mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunun ilanı üzerine iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayalı olarak yaptıkları itirazın önce markalar dairesi ve nihaî olarak da … tarafından 2011/M-1968 sayılı kararla işaret ve markaların benzer olmaması gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek, kurum kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunun ON-NUR AVANTAJ şeklinde, davacı markalarının ise özel yazım biçimiyle birlikte ADVANTAGE ibaresi ve onunla birlikte bazen bir sözcük bazen de bir şekilden oluştuğu, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında esas ve yardımcı (=tamamlayıcı) unsurları, biçim ve umumî intiba itibariyle bir benzerlik bulunmadığı gibi her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırmaya sebebiyet verebilecek derecede bir yakınlık bulunmadığı, avantaj ibaresi, davalı başvurusunda, davacı markalarında olduğu gibi advantage biçiminde değil, Türkçe’de bilinen kelime biçimi ile yazıldığı, bütün olarak bakıldığında da ON-NUR gibi diğer ayırt edici unsurlar yanında tanımlayıcı biçimde ve yardımcı unsur olarak kullanıldığı, avantaj kelimesinin gerçek anlamıyla bu tür bir kullanımının engellenmesinin mümkün olmadığı,
davacının Türkçe’de avantaj olarak bilinen advantage ibareli markalarının tanınmış olması, anılan sözcüğün 556 sayılı KHK’nin …. maddesi kapsamında gerek markasal ve gerekse diğer bir şekilde, Türkçe’de bilinen anlamıyla kullanımına engel oluşturmayacağı, malların alıcısı yahut hizmetlerin yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici/yararlanıcı kitlesinden hiç birinin, malların ve hizmetlerin ekonomik önemine göre ayırabileceği alım/yararlanım süresi içerisinde, davacı markalarını taşıyan … ve 35. sınıf mal ve hizmetlerden satın almak veya yararlanmak isterken, davalının işaretini taşıyan mal ve hizmetleri satın alma/yararlanma olasılığı bulunmadığı, davalının başvurusunun tescilinin, davacıya ait bankacılık sektöründe belli bir tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş markanın itibarından haksız biçimde yararlanma sağlayamayacağı, davalının, davacı markasının tanınmışlığından istifade etmek suretiyle toplumun dikkatini çekmek ve onun temsil ettiği imaj ve güvenin, hiç bir masraf ve çaba harcanmadan kendi ürün veya hizmetlerine devrini sağlama olanağı bulunmadığı, davalı başvurusunun konusu işaretin, davacı markalarından farklı ve ayırt ediciliği yüksek bir işaret olması sebebiyle davacı markasının, tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunu zayıflatacağından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,… TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.