Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/3019 E. 2019/2002 K. 26.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3019
KARAR NO : 2019/2002
KARAR TARİHİ : 26.02.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, mirasbırakanlarından intikal ederek paydaşı oldukları 821 parsel sayılı taşınmazın, davalı tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanıldığını, kendilerinin taşınmazdan faydalanamadıklarını ileri sürerek davalının müdahalesinin men’i ile ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, taşınmazı, korunması amacıyla kiraya verdiğini, ticari bir amaç gütmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, paylı mülkiyete tabi taşınmazın davalı tarafından tek başına kullanıldığı gerekçesiyle elatmasının önlenmesine ve 249.444 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında görülen çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, tarla nitelikli 22.880 m² büyüklüğündeki 821 parsel sayılı taşınmazın elbirliği halinde davacılar …ait olduğu, tarafların kardeş oldukları, taşınmazın, tarafların ve dava dışı …nin eşi olan mirasbırakan …n öldüğü ve paylarının taraflara intikal ettiği, kadastro müdürülüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/A maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda taşınmazın 108 ada 61 parsel sayıyı aldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; yapılan yenileme çalışmaları sonucunda çekişmeli 821 parsel sayılı taşınmazın 108 ada 61 parsel sayıyı aldığı gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken hukuken geçerliliği kalmayan 821 parsel sayılı taşınmaza davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesi doğru değildir.
2. Dava konusu taşınmazda tarafların paydaş oldukları açıktır.
Hal böyle olunca; haksız işgali tespit edilen davalı hakkında paya vaki elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken çekişmeli taşınmazdaki payı gözardı edilerek mutlak elatmanın önlenmesine karar verilmesi de isabetsizdir.
3. Kabule göre de; taşınmazda, kadastro müdürlüğünce yapılan 22/A çalışmaları sonucu oluşan 108 ada 61 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı (tüm dayanak belgeleri ile birlikte) ile dava dışı …’in veraset ilamı dosya içeriğine alınmadan sonuca gidilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, Kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.