YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/27209
KARAR NO : 2013/2452
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersiz olduğu gibi yapılan inceleme de hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- … Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar planlarında revizyon çalışmalarına başlanıldığı bildirilmiş olup, revizyon imar planlarının yapılıp yapılmadığı hususu araştırılıp, yeni imar düzenlemesi yapılmış ise, davacıya enerji nakil hattının geçtiği taşınmazdan pay verilip verilmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/son maddesi uyarınca irtifak hakkı karşılıkları bu hak nedeniyle taşınmazın tamamında meydana gelecek değer kaybıdır. Bu itibarla dava konusu taşınmazın irtifak hakkı kurulmasından önceki tüm değerinin tespit edilmesi ve bundan sonra enerji nakil hattı nedeniyle taşınmazın tamamında meydana gelecek değer düşüklüğü oranının belirlenmesi ve bu oranla taşınmazın tüm değerinin çarpılması sonucu irtifak hakkı karşılığının hesaplanması gerekir. Bilirkişi kurullarınca böyle bir inceleme ve işlem yapılmadığı gözetilmeden hüküm kurulması,
3- Dava konusu taşınmaz ile raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal olarak kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Taktir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m2 değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmaz ile emsalin aynı değerde olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğu kabul edildiğinden rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu nedenle, taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Ecrimisile hükmedilebilmesi için taşınmazın bulunduğu mevkideki diğer arsaların kiraya verilip verilmedikleri, veriliyor ise, nasıl ve ne şekilde kiraya verildiklerinin taraflardan delilleri sorulmak suretiyle tespit edilmesi, varsa emsal kira sözleşmeleri ibraz ettirilerek yalnız bu yönden mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor doğrultusunda karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerden farklı bir yerdeki taşınmaza ait kira sözleşmesini esas alarak ecrimisil bedeli tespit eden rapora göre eksik inceleme ile hüküm kurulması,
5- Kabule göre de;
Bozma öncesi hükmedilen ecrimisil bedeli davacı tarafından temyiz edilmediğinden davalı idare lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, bozma öncesi verilen ecrimisilden daha fazlaya karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.