YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/837
KARAR NO : 2019/1648
KARAR TARİHİ : 10.04.2019
Mahkemesi: Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 05.02.2019 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden menfi tespit davasıdır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı yüklenici vekili, müvekkili tarafından davalıya teminat olarak bono verildiğini, davalının bu bonoyu haksız olarak icra takibine koyduğunu, müvekkili ile müteahhit firma arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, müteahhit şirketin davalı tarafa düşen taşınmazları eksiksiz olarak davalıya teslim ettiğini, taraflar arasında kat karşılığı sözleşmesi aşamasında davalı tarafın talebi ve güvence istemesi üzerine davacı tarafından 200.000,00 TL bedelli bono tanzim edildiği bu bonoyu müteahhit firma ortaklarından …de kefil olarak imza ettiğini ve teminat senedi davalı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafın müteahhit firmanın yapacağı işin teminatı olarak aldığını ve kat irtifakları tapusu çıkınca iade edileceği kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından düzenlenen bononun, … 23. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9646 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, müvekkilinin davalı …’e borçlu olmadığının tespiti ve davacı tarafından keşide edilip davalıya verilen 30/04/2012 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bononun iptâli ve bonoya dayalı … 23. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9646 Esas sayılı icra
takip dosyasının takibinin tedbiren durdurulmasını, bononun iptâlini, davalının haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle % 40’dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili; davacı taraf takip konusu senedin müteahhit firmanın yapacağı işin teminatı olarak verildiğini ve kat irtifakı tapusu çıkınca iade edileceğini iddia ettiğini, senedin teminat senedi olduğuna dair bu somut beyanlar dışında tek bir yazılı delil sunmadığını, senedin teminat senedi olduğu iddiası senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne, davalının … 23. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9646 sayılı takip dosyasına konu takipte borçlu olmadığının tespitine, takibe konu 10.03.2011 düzenleme tarihli 30.04.2012 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bononun iptâline, ve tazminata karar verilmiş, verilen kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 21.09.2017 tarih, 2017/312 Esas, 2017/560 karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında … 1. Noterliği’nin 08.09.2010 tarih 25535 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Gayrımenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” başlıklı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; eser sözleşmesinin teminatı olarak verildiği iddia olunan bonodan dolayı borçlu olunup olunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davacı yüklenici kat karşılığı inşaat sözleşmesinin teminatı olarak davaya konu bononun davalıya verildiğini, sözleşmenin eksiksiz yerine getirildiğini ve bononun bedelsiz kaldığını ileri sürerken, davalı vekili davada ileri sürülen hususların yazılı delille ispatlanması gerektiğini, bu hususta davacının somut bir delil ortaya koyamadığını savunmaktadır. … 23. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9646 Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen bono, 10.03.2011 tanzim ve 30.04.2012 vade tarihli 200.000,00 TL’lik bonodur. Bu bononun veriliş sebebi nakden olarak yazılı bulunmaktadır. Davacı taraf bu bononun taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden verildiğini iddia etmekte ise de bu sözleşmenin hükümleri incelendiğinde teminat senedi verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Öte yandan davaya konu senet üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibare de bulunmamaktadır. Senedin tanzim tarihi ile taraflar arasındaki sözleşmenin tarihleri de dikkatli bir şekilde değerlendirildiğinde bononun sözleşmenin teminatı olarak verildiği sonucuna ulaşılamamaktadır. Sözleşme tarihi 08.09.2010 iken senedin tanzim tarihi 10.03.2011 olup, sözleşmenin imzalanmasından bir hayli sonra senedin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durum da davacının iddialarının yerinde olmadığı sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Davacı taraf ayrıca;davaya konu senedin teminat senedi olduğunun ispatı için iş sözleşmesi başlıklı 10.10.2012 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli…şubesine ait 2541963 nolu çekin altına ” …Ayrıca Hasan Zehire verilen 30.04.2012 Tarihli 200.000,00 TL’lik senet … 1. Noterliği’nde 21535 Yevmiye sayılı sözleşmeye istinaden teminat olarak verilmiş olup, kat irtifakı tapuları
çıkınca iade edilecektir. ” ibaresine dayanmaktadır. Bu iddianın ispatı için; bu kısmın belgeye sonradan ilave edilip edilmediğinin tespiti için ilk derece mahkemesi Adli Tıp Kurumunda inceleme yaptırmış ve Adli Tıp Kurulu Başkanlığı’nın 11.12.2014 tarihli raporunda sonuç olarak “…inceleme konusu belgede 2. parağraf olan ve (ayrıca ….) şeklinde başlayan ve (…İade edilecektir) şeklinde biten bölümün, metnin tamamı göz önünde bulundurulduğunda, kendisinden önceki metin yazılarından harf – satır ve harf – kelime aralıkları bakımından sıkıştırma gayretiyle, farklı fiziki evsafta ikinci bir kalemle yazılmış oldukları diğer yazılar ile birlikte ve sırası dahilinde yazılmamış oldukları, ancak kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tarihine yarayan ve halen kullanılagelen bir bilimsel bir yöntem mevcut olmadığından, inceleme konusu yazılar arasında zaman farkı bulunup bulunmadığı hususunda zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği “sonucu rapor edilmiştir. Tüm bu delillere göre davacı tarafça davaya konu senedin teminat karşılığı verildiğinin ispat edilemediği anlaşılmakta olup, davacı iddialarını ispat edememiştir. Ne var ki davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olduğundan davacıya yemin hakkı hatırlatılmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi Kararının HMK 371. madde gereğince davacı yararına BOZULMASINA, HMK 373/I. madde gereğince … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 21.09.2017 tarih, 2017/312 Esas, 2017/560 karar sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın bozma kararı doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine, karardan bir örneğin ise … 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 154,30 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10.04.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.