Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/473 E. 2019/2272 K. 05.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/473
KARAR NO : 2019/2272
KARAR TARİHİ : 05.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin avukatlık ücreti ile sınırlı olduğu, sanık müdafiinin temyiz talebinin ise esasa yönelik olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanığın kullandığı faturaları düzenleyen… Pet. Ür. Taş. Ot. İnş. Teks. Gıd. Tem. İt. İhs ve Tic. Ltd. Şti.’nin yetkili temsilcisi … hakkında Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/539 Esas ve 2013/524 Karar sayılı kararı ile “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması; … Metal Yapı Market … Nak. İnş. Tem. Kom. Sat.ve Tic. Ltd. Şti.’nin yetkili temsilcisi … hakkında ise kimlik bilgilerinin bilgisi dışında 3. kişilerce kullanılması sonucunda adına şirket kurulduğu, söz konusu şirket ve sahte faturalarla bir irtibatının bulunmadığından bahisle hakkında Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/729 Esas ve 2013/841 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip “2010 ve 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçlarının sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın 2011 takvim yılı içerisinde birden fazla sahte belge kullanma şeklindeki eylemlerine ilişkin olarak, TCK‘nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Maliye Hazinesi lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan kurum vekilinin temyiz talebi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “Katılan Maliye Hazinesinin, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.180 TL maktu avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılan Maliye Hazinesine verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.