YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9034
KARAR NO : 2019/1988
KARAR TARİHİ : 26.02.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili; borçlunun aleyhine yapılan takipte, borçlu şirkete ait … adresinde hacze gidildiğinde davalının burayı devraldığına yönelik beyanlarının zapta geçirildiğini, fakat buna ilişkin bir belgenin sunulamadığını, iş yerinde bulunan faturaların karinenin aksini kanıtlamaya yeterli olmadığını, borçlunun üçüncü kişinin ortağı olduğunu, borçluyla üçüncü şahıs arasında yapılan devir işleminin muvazaalı olduğunu, belirtilen nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili; müvekkili firmanın ürün alımlarını … Ayakkabıcılık Ltd Şti’den yaptığını, alımın her aşamasının resmi olarak bankadan yapılan ödemelerle noter onaylı işlemlerle yapıldığını, satın almalarla eş zamanlı olarak mağazayı boş olarak mal sahibinden kiraladıklarını, borçlu firmayla herhangi bir organik bağlarının bulunmadığını, haciz yapılan iş yerinin resmi ve gayri resmi tüm bilgi ve belgelerden şahit beyanlarından anlaşılacağı üzere, 30 yıldan beri ayakkabı sektöründe olan bir Amerikan firması olan Dexter ayakkabılarının Türkiye distribütörü olup, aynı zamanda Türkiye üreticisi olan … Dış Tic. Ltd. Şti’ye ait olduğunu, belirtilen nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı şirketin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi sonucunda davalı şirket ile takip borçlusu şirket arasında herhangi bir mal alışverişinin gerçekleşmediğinin belirlendiği, takip borçlusu şirket ile davalı şirket arasında ticari işletme devri yahut başkaca muvazaalı herhangi bir işlemin olmadığı belirlenmekle davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1. Yargıtayın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenememiştir. Bu nedenle borçlunun davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı alacaklıya süre ve imkan verilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
2. 13.10.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında, haciz adresine ilişkin olarak 01.10.2014 kira başlangıç tarihli kira sözleşmesi ve … Ticaret Odasının üçüncü kişinin … Şubesi olduğuna dair belge sunulmuştur. Vergi levhası ise üçüncü kişinin merkez adresine ilişkin olması nedeniyle üçüncü kişinin hangi tarihte haciz adresinde şube olarak faaliyete başladığı tespit edilememiştir. Davalı delilleri arasında bildirilen, 22.09.2014 tarihinde borçlunun dava dışı … Sayın ile 10.000,00 TL bedel karşılığı marka devrine ilişkin noterde yapmış olduğu sözleşme ile hacizden sonraki tarihli dava dışı … Sayın ile üçüncü kişi arasında 20.000,00 TL ve yıllık cironun binde beşi bedel karşılığı 16.10.2014 tarihli adi yazılı olarak yapılan marka lisans (kullanım hakkı) sözleşmesine ilişkin sözleşme bedellerinin ödenip ödenmediğine dair defterler üzerinde inceleme yapılmamıştır.
O halde Mahkemece; yöntemine uygun şekilde davacı alacaklıya süre verilmek suretiyle borçlunun davaya dahil edilmesi sağlanarak taraf teşkili tamamlanmalı, muvazaa iddiasının tespitine yönelik olarak ise marka devrine ilişkin sözleşmede belirtilen bedelin borçluya ödenip ödenmediğine ilişkin borçlu defterleri incelenerek, marka lisans (kullanım hakkı) sözleşmesinde belirtilen bedelin dava dışı … Sayın’a ödenip ödenmediğine ilişkin olarak da üçüncü kişi defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak, üçüncü kişi ve borçlunun ticaret sicil kayıtları üzerinde adres değişiklikleri, tarihleri, ortakları, şube ve merkez adresleri, hisse devir tarihleri incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.