Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/8405 E. 2013/31759 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8405
KARAR NO : 2013/31759
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı avukatınca duruşmalı, davacı-karşı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat … Uşkayile davacı vekili Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı avukat olduğunu, davalı tarafa hukuki müşavirlik ve avukatlık hizmeti verdiğini, son olarak 05.08.2009 tarihli sözleşmenin yapıldığını, takip edilen davalar yönünden ücret sözleşmesinin … Barosu tarafından hazırlanan ve tavsiye niteliğindeki Asgari Ücret Tarifesi üzerinden uygulandığını, bu hususun davalı tarafça makbuz mukabilinde yapılan ödemelerle de sabit olduğunu, icra takipleri yönünden ise yapılan tahsilatlardan %10 oranında başarı primi ödenmesinin kabul edildiğini, sözleşmenin 31.12.2009 tarihinde sona erdiğini, elinde bulunan tüm bilgi ve belgelerin teslimi yönündeki talebin açıkça işten el çektirilme anlamı taşıdığını, hukuki müşavirlik ve avukatlık hizmeti yanında yaklaşık 1,5 yıl boyunca 100’ün üzerinde hukuki mütalaa verdiğini, yönetim kurulu, genel kurul, meclis toplantılarına ve başkaca etkinliklere katıldığını, 600’ün üzerinde icra takibi ve 30 civarında dava dosyasının takibini yaptığını,karşı vekalet ücretlerine de hak kazandığını, sözkonusu ücretlerin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattığını ancak, haksız ve kötüniyetli itiraz ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş, birleşen davası ile de, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla haksız surette faturalandırılmak suretiyle ödenmiş paralardan şimdilik, 5.000,00 TL’sinin ve yasal olmayan surette elde kalan paralardan şimdilik 5.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne,birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, “Dava gideri toplamı 415,30 TL,icra giderleri toplamı 17.880,96 TL’nin belirtildiği” ve mahkemece de bu miktarların hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Davacı, icra takibi ve dava dilekçesinde, vekalet ücretine ilişkin istemde bulunmuş olup, mahkemece bu talep aşılarak az yukarıda belirtilen giderlerin de tahsiline karar verilmiştir. HMK 26.maddesinde “Taleple Bağlılık ilkesi” düzenlenmiş olup, anılan madde de “Hakimin davacının talebi ile bağlı olup, bu talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği…” belirtilmiştir. Bu nedenle mahkemece talep aşılarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, peşin alınan 24,30 TL. temyiz harcının davacı-karşı davalıdan alınmasına, 964,00 TL harcın davalı-karşı davacıya istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.