YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/15742
KARAR NO : 2019/21753
KARAR TARİHİ : 25.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında hükümlülük, müsadere; diğer sanıklar hakkında beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyizine ilişkin yapılan incelemede;
Açılan davanın niteliğine göre Gümrük İdaresinin suçtan doğrudan zarar görmediği cihetle davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin müdahilliğine karar verilmesi hükmü temyiz hakkı vermediğinden katılan vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Beraat eden sanık … müdafiinin temyizine yönelik yapılan incelemede ise;
Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık … yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/son madde ve fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesi uyarınca, “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü uyarınca 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi ile diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanık …’ün hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin yapılan incelemesinde ise;
1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi;
2. Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan gümrük idaresinin katılan olarak kabulü ile lehine vekalet ücretine hükmolunması;
Kabule göre ise;
Alınan iletişimin tespiti kararı ile yapılan dinleme içerikleri nazara alınarak, alınan arama kararı üzerine, 01.02.2012 tarihinde uygulama noktasında durdurulan dava dışı …’ın kullandığı araçta 1910 karton kaçak sigaranın ele geçtiği olay ile 20.03.2012 tarihinde yine uygulamada durdurulan dava dışı …’un kullandığı, sanık …’ın da içinde bulunduğu araçta 3306 karton kaçak sigaranın ele geçtiği iki ayrı olayda TAPE konuşma içerikleri ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak, yakalanan sigaraların alıcısı sanık kabul edilip hakkında iki ayrı kez kaçakçılık suçundan mahkumiyet kararı kurulmuş ise de; dosya kapsamında anılan iki olay ile birlikte 10.02.2014 düzenleme tarihli 2012/277 soruşturma numaralı iddianameye de konu olan sanık …’ün 11.07.2012 tarihinde iş yeri adresinde yapılan aramada 168 karton kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçtiği olay da nazara alınarak sanığın sübut bulan üç ayrı eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ayrı ayrı ceza tayinine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 25.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.