Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/2989 E. 2019/1562 K. 18.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2989
KARAR NO : 2019/1562
KARAR TARİHİ : 18.02.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi-Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; vekil edeninin … adresinde bulunan taşınmazı 18/11/2005 tarihinde satın aldığını, davalının tapuda dubleks mesken olarak kayıtlı taşınmazda aralarında kira sözleşmesi olmaksızın fuzuli şagil olarak oturmakta olduğunu ve hiçbir kira bedeli ödemediğini, davalıya 5 yıl için anılan gayrimenkulü kiraya vermesi halinde elde edeceği kira bedeli olan 57.900,00 TL’nin ödenmesi için ihtar çektiğini bu nedenle davalının haksız el atmasının önlenmesini ve 57.900,00 TL kira getirisinin davalıdan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşınmazı vekil edeninin fuzuli şagil olarak kullanmadığını, davacının babası ve babasının ortağı döneminde kullanmaya başladığını, onların rızası ile başlayan hukuki ilişkinin 2011 yılına kadar sürdüğünü, site aidatının vekil edeni tarafından ödendiğini, 2011 yılında taşınmazı boşalttığını, el atmanın önlenmesi talebinin konusunun kalmadığını ve ayrıca rızaya dayalı 18 nolu bölümde oturduğu için vekil edeninden ecrimisil talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanaları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin el atmanın önlenmesi yönünden temyiz itirazlarına gelince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerine dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. Yani; asıl olan mülkiyet hakkıdır. Ve malik ile davalı arasında akdi bir ilişki yoksa, malikin dava açma hakkı her zaman için vardır.
Açıklanan bu ilke ışığında somut olaya gelince; dava el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli açılmış olup, hükümde her bir talep için ayrı ayrı karar verilmesi gerekmektedir. Ancak Mahkemece davanın tümden reddine karar verilmiştir ki, bu sonuca katılmak mümkün değildir. Dosya muhtevasından, davalının dava konusu taşınmazı dava tarihinden sonra boşaltmış olduğunun anlaşıldığı, bu sonuca göre mahkemece el atmanın önlenmesi talebi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi ve dava tarihindeki haklılık durumuna göre, taşınmazın keşfen belirlenen değeri üzerinden davalı aleyhine vekalet ücreti ve yagılama giderine hükmedilmesi gerekirken davanın tümden reddi kararı doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.