YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3680
KARAR NO : 2019/9386
KARAR TARİHİ : 22.04.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
YARGITAY KARARI
Davacı, banka nezdinde gerçekleştirilen usulsüz işlemlerle ilgili olarak hazırlanan ve hesabından bilgisi dışında yapıldığını iddia ettiği ödemeler dolayısıyla davacı bankaya açtığı davayı kazanan …’nın adının geçtiği soruşturma ve inceleme raporlarında işlemlerden Şube Yetkilisi olan davalı …’ın sorumlu tutulduğunu, …’nın hesabında yapmış olduğu usulsüz işlemler nedeniyle şimdilik 811.542,52 TL.nin davacı banka tarafından ödenmesine yol açarak davalının, davacının zararına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle banka zararının tahsilini talep etmiştir.
Davacı bankanın, soruşturma raporlarındaki ve teftiş raporlarındaki hiçbir iddiayı kabul etmediğini, davacı banka ile 3. şahıs … arasındaki dava sürecinin 11 yıl devam ettiğini ve … lehine sonuçlandığını, bu süre zarfında davacı bankanın, davalıyı hiçbir nam ve sıfat altında davaya dahil etmediği gibi sözlü veya yazılı hiçbir davet ve çağrı da yapmadığını, 11 yıl sonra …’nın davayı kazanması ve paranın ödenmesinden sonra davacı bankanın rücuen alacak davası açtığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı vekilince kanun yolu başvurusunda bulunulmuş, davacı tarafından ise katılma yoluyla kanun yolu başvuru dilekçesi dosya kapsamına sunulmuştur.
Mahkemece davalı … vekiline “18.750,00 TL. nispi temyiz harcını” yatırması için muhtıra tebliğ edilmiş, muhtıraya riayet edilmemesi üzerine 02.05.2018 tarihli ek karar ile “Davalı vekilinin temyiz isteminin reddine” karar verilmiştir.
Davalı … vekili 02.05.2018 tarihli “temyiz isteminin reddine” ilişkin kararı süresinde temyiz etmiş, ancak ek kararın temyizinde de harç yatırmamıştır.
6100 sayılı HMK’nın 334 vd. maddelerinde ” Adli Yardım ” kurumu düzenlenmiştir.
Adli yardımdan amaçlanan Türk yargı sistemine tabi olup, mali güçsüzlüğü nedeni ile yargılama sırasında gerekli harçlar dahil giderleri karşılayamayacak durumda olanların adil yargılanmalarını sağlamak için harçlar dahil giderlerden belli bir zaman muaf tutulmasıdır.
Bu amaç 334. maddenin gerekçesinde “Anayasada düzenlenen hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesi ve adil yargılama hakkının unsurlarından olan, taraflar arasında silahların eşitliği ilkesinin hayata geçirilebilmesi için, gerekli yargılama giderlerini hiç veya sıkıntıya düşmeksizin ödeyemeyecek durumda bulunan kişilere, her türlü malî ve hukukî korunma taleplerinde kolaylık sağlanması, sosyal hukuk devleti ilkesinin gereklerindendir. Bu gereğin yerine getirilebilmesi ise adli yardım ile mümkün olacaktır.” şeklinde açıklanmıştır.
Kararı temyiz eden davalının yatırması gereken nispi temyiz harcı “18.750,00 TL.” olup, davalı vekili “temyiz isteminin reddine ilişkin” ek karara yönelik temyiz dilekçesinde davalının anılan harcı yatıracak maddi durumu olmadığını beyan etmiştir.
Davalı … vekilinin 10.05.2018 ek kararın temyizi dilekçesinde yer alan “…müvekkilenin anılan harcı yatıracak mali gücü bulunmamaktadır. ” şeklindeki ifadesi adli yardım talebini içermektedir.
Mahkemece adli yardım konusu değerlendirilmeden davalı vekilinin “temyiz isteminin reddine” karar verilmesi hatalıdır.
Dosya temyiz incelemesinde bulunduğundan adli yardım talebi Dairemizce değerlendirilecektir.
Bu nedenle davalı …’ın adli yardıma müstehak olup, olmadığının tespiti için gerekli zabıta tahkikatının ivedi yaptırılarak, tahkikat evraklarının eklenerek gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 22/04/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.