YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8096
KARAR NO : 2013/6987
KARAR TARİHİ : 05.04.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27…2011 tarih ve 2010/184-2011/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince “ÖLÇSAN” ibaresinin tescili için yapılan marka başvurusunun davalı tarafından kısmen reddedildiğini, “ÖLÇSAN” ibaresini 1975 yılından bu yana kullanan müvekkilinin bu ibareyi marka olarak ihdas edip piyasada tanınmış hale getirdiğini, dava dışı Ölçsan Konveyör San. A.Ş.’nin müvekkilinin ortakları tarafından 1989 tarihinde kurulduğunu ve “ÖLÇSAN” ibaresini marka olarak adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalının daha önce tescil ettirdiği markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini ve müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacı tarafın önceye dayalı kullanımından kaynaklanan hak iddiasının KHK’nın 7/1-b bendindeki mutlak ret nedenini ortadan kaldırmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 2008/70102 sayılı başvuru ile redde dayanak yapılan markalar arasında, davalı idarece başvuru kapsamından çıkartılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında iltibas ve mutlak tescil engelinin bulunduğu, … …’nın 2010-M-786 sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı, markayı ilk kullananın davacı olduğu, markayı tanınmış hale getirdiği iddialarının kendi başvurusu ile ilgili olarak KHK’nın 7/1-b maddesindeki mutlak tescil engelini aşması mümkün olmadığından bu yöndeki itirazların ancak üçüncü kişilerin başvurusuna karşı itiraz olarak ileri sürülebileceği veya hükümsüzlük davasının konusu yapılabileceğinden bu yöndeki itirazların da kabul görmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,… TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.