YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14804
KARAR NO : 2012/5458
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … AŞ. vekili Avukat … tarafından, davalı T.C. …… aleyhine 17/07/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının bağlı bulunduğu ……’ın, sermayesinin tamamı devlete ait olan ve tekel niteliğindeki mallar ile temel mal ve hizmet üretmek ve pazarlamak üzere kurulan bir kamu kuruluşu olduğu tartışmasızdır.Kuruluşun yasal dayanağı ise 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’dir. Diğer yandan, hizmetin gereği gibi ve kolaylıkla yürütülebilmesi için ……’a bağlı müesseseler de oluşturulmuştur. Müesseselerin, ayrı tüzel kişilikleri vardır. Anılan kararnamenin 4/2. maddesinde, ……’ın bu kanun hükmünde kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi olacağı açıkça belirtilmiştir. Bu durum, bağlı müesseseler için de aynıdır.Yasanın açık düzenlemesinden, davacı kamu kurumunun kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları altında yapacağı anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında, zamanaşımı sorunu irdelendiğinde; özel hukuk kurallarına tabi bulunan davacı hakkında, zamanaşımının yetkili makamın öğrenme tarihinden itibaren başlatılamayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır. Mahkemenin, bu konuya ilişkin gerekçesi yerinde bulunmamaktadır. Diğer yandan, dava rücuen tazminat istemine ilişkin olup; zarar da, ödeme tarihinde gerçekleşmiştir. Zamanaşımının bu tarihten itibaren hesaplanması gerekir. Somut oluyda, ödeme ve dava tarihleri itibariyle BK’nun 60/1. maddesinde ön görülen bir yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Şu durumda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekir. Karar, açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre, tarafların öteki temyiz itirazlarının ise incelenmesine yer olmadığına 02/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.