YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3118
KARAR NO : 2019/2281
KARAR TARİHİ : 05.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Maddi, Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 70 parsel sayılı taşınmazı davalının ekip biçmek suretiyle kullandığını, ayrıca taşınmazına diktiği zeyin fidanlarının da söküldüğünü ileri sürerek davalının elatmasının önlenmesine, fidanların sökülmesinden dolayı da maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmaza hiçbir zaman fidan dikilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, tarla nitelikli 70 parsel sayılı taşınmazın dava dışı … adına kayıtlı olduğu, davacı ile dava dışı tapu maliki arasında … 15.Noterliğinde 11.07.2013 tarihli 7843 yevmiye numarası ile dava konusu taşınmaza ilişkin satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, davacının 22.09.2011 tarihli dilekçesi ile davalıdan şikayetçi olduğu, … 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/636 – 782 Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme ve mala zarar verme suçlarından yargılama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile vaadedilen bedelin tapu maliki dava dışı …’e ödendiği, tanık beyanları ile sözleşme birlikte değerlendirildiğinde çekişmeli taşınmazın kullanımının davacıya bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının, şahsi hakka dayanarak elatmanın önlenmesi ve tazminat istemekte hakkı bulunduğu gözetilerek sonuca gidilmesi gerekirken tapu maliki olmadığı gerekçesiyle aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Hal böyle olunca; taraf delillerinin eksiksiz olarak toplanması, davalının taşınmaza müdahalesinin bulunup bulunmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması, taraflar arasındaki ceza yargılamalarının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, Kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.