Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2019/1938 E. 2019/6509 K. 16.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1938
KARAR NO : 2019/6509
KARAR TARİHİ : 16.04.2019

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 sayılı Kanuna Muhalefet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü karşısında, duruşma davetiyesi tebligatının en son bilinen adrese yapılması mümkün olmadığı takdirde mahkemece araştırma yapılarak MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılması gerekirken , bu yönde adres araştırması yapılmaksızın aynı kanunun 35. maddesine göre duruşma davetiyesi gönderilerek, sanığın yokluğunda hüküm kurmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığa, şikayetçinin feragat etmesi veya borcun itfa edilmesi durumunda dava ve bütün neticeleriyle beraber cezanın düşeceği ihtarında bulunulması sırasında İİK’nın 354. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.