YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6163
KARAR NO : 2019/2553
KARAR TARİHİ : 12.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan ceza miktarına göre, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
1- Sanığın katılan ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu arsa için ruhsat süresini uzatmak amacıyla katılan ve onun dedesi adına imza atarak ruhsat yenileme talebinde bulunduğu ve yapı ruhsatı aldığı iddiasıyla açılan kamu davasında; ruhsat talep tarihinde sanığın… ada … parsel … pafta numaralı …blok … kat… numaralı bağımsız bölümün kendisine tapuda devredildiği için ilgili taşınmazda hissesi olduğunu, sanığın ruhsat talebine katılanın yerine değil kendi imzasını attığını savunması, katılanın temyize cevap dilekçesinde, yapı ruhsatı süresini uzatmak için belediyeye kendisinin de müracaat ettiğini, sanığın ruhsat talebiyle belediye’ye bir müracaatının bulunmadığını beyan etmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; ruhsat yenileme talebiyle yapılan müracaata ilişkin dilekçenin ve bu müracaat sonucunda çıkarılan yapı ruhsat aslının temin edilerek ruhsat talebinin kim tarafından yapıldığının tespit edilmesi ve belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına konulması, sonucuna göre eylemin “faydasız sahtecilik” niteliğinde olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre; sanık hakkında, uzun süreli hapis cezasının ertelenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından hiç bir şekilde uygulanamayacağı gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/03/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.