Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/9800 E. 2019/3614 K. 03.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9800
KARAR NO : 2019/3614
KARAR TARİHİ : 03.04.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI(Alacaklı) : …
DAVALI(3.Kişi) : …
(Borçlu) :
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı vekili, 22.10.2014 tarihli haciz esnasında borçluya ait menkullerin haczedildiğini, istihkak iddiasının alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı olarak öne sürüldüğünü açıklayarak davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, mahcuzların müvekkiline ait olduğunu öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı alacaklı her ne kadar mahcuzların borçluya ait olduğunu iddia etmiş ise de,faturalar, tutanaklar, tanık beyanları ve tüm dosya içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK’nin 99.maddesine dayalı alacaklının istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1.Yargıtayın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; takip borçlusunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenemediğinden, davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı alacaklıya süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan işin esasına yönelik karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2.Bozma neden ve şekline göre davacı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.