YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3601
KARAR NO : 2019/2628
KARAR TARİHİ : 15.04.2019
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacının … Merkez … mahallesi 935 ada 23 parsel nolu taşınmazdaki 5 nolu dairenin maliki olduğunu, imar planındaki değişiklik ile binaya boşluk kat ruhsatı verildiğini, 634 sayılı Kanuna göre boşluk kata inşaat ruhsatı alınabilmesi için tüm arsa pay maliklerinin muvafakatinin alınması gerektiğini, davalılardan …’in muvafakat ve kat irtifakına yetki veren vekaletten azil edildiği halde tapu sicilde çalışan memur tarafından geçerli vekalet varmış gibi boşluk kat, kat irtifakı yapılarak … tarafından diğer davalılara satış yapıldığını, yapılan bu işlemin usulsüz olduğunu, tescilin yolsuz olduğunu beyan ederek dairelerin kat irtifakının müvekkili …’ın arsa payı oranında iptali ile adına tescili istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının anataşınmaza bağımsız bölüm ilavesi için …’e vekaletname verdiği ancak sonrasında azlettiği, yeni oluşturulan bağımsız bölümlerin azilnameye rağmen tapuya tescil edilerek bir kısım diğer davalılara satışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının talebi yeni oluşturulan bağımsız bölümlerin kendi arsa payı oranında iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesi olup, anataşınmazda sonradan kurulan kat irtifakının iptali istenilmemektedir. Bu nedenle mahkemece yeni kat irtifakı tesisinden sonra davacının 5 numaralı bağımsız bölümdeki 3/5 hissesi, tam hisseye dönüştüğünün, kullanım alanı ve arsa payında bir azalma olmadığının tespiti ile davacının zararı oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine 15/04/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.