YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4240
KARAR NO : 2019/9184
KARAR TARİHİ : 18.04.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin Nisan 2004-Haziran 2013 tarihleri arasında davalı işverenliğin en son … İstasyon şubesinde cari hesaplar yönetmeni olarak çalıştığını, işyerinde normal mesai saatlerinin 08.30-17.00 arasında olmasına rağmen müvekkilinin saat 21.00’lere kadar fazla mesai yapmak zorunda kaldığını, yaptırılan bu mesai saatlerinin yıllık 150 saatlik kısmının ödendiğini ancak bakiyesinin ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai ücreti alacağını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili bankada 01.08.1995 tarihinden iş akdinin emeklilik nedeniyle son bulduğu 13.06.2013 tarihine kadar çalıştığını, davacının çalıştığı süre zarfında hak kazandığı tüm alacaklarını aldığını, davacıyla imzalanan hizmet akdinde, personelin belirlenen ücret dışında ek bir ücret talep edemeyeceğinin, belirlenen ücrete gerektiğinde yapılan fazla çalışmaların da dahil olduğunun belirtildiğini, bordroları ihtirazi kayıtsız imzalayan davacının fazla mesai talep edemeyeceğinin Yargıtay uygulaması gereği olduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı işyerinde 01/08/1995-13/06/2013 tarihleri arasında çalıştığı, iş akdinin emeklilik nedeni ile son bulduğu, eldeki davada uyuşmazlık, davacının fazla mesai alacağı bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarlarının tespiti ile davalıdan tahsilinden kaynaklandığı, fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğinde olduğu, ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerektiği, bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılması gerektiği, duruşmada dinlenilen davacı tanıkları mesai saatlerinin 09:00-17:00 saatleri arasında olduğunu ancak davacının belirtilen bu saatlerden sonra da haftanın 5 günü saat 21:00-22:00 ye kadar çalıştığını beyan ettikleri, dosyada mübrez ve davalı tarafça itirazı bulunmayan Vadesiz Mevduat Haraketleri ve Dahili Haberleşme Formu başlıklı belgelerin incelenmesinde davacının hafta içi her gün ortalama 19:00-19:30 a kadar çalıştığı, 2012 Eylül ayının son haftasının tamamında ortalama 21:00’e kadar 2012 Ekim ayında hafta içi ortalama 3 gün 20:00-21:00’e kadar çalıştığı görüldüğü, Mahkeme tarafından yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya ibraz edilen bilirkişi raporunda davacının çalışma süresi ile dosyadaki beyan ve belgeleri değerlendirerek davacının hak kazandığı fazla mesai alacağını hesaplandığı, dava bu doğrultuda ıslah edildikten sonra davalı tarafça rapora karşı zamanaşımı itirazında bulunulması üzerine zamanaşımı yönünden ek rapor alındığı, ibraz edilen ek raporda davacının zamanaşımına uğramamış fazla mesai alacağı net 9.508,50 TL olarak belirlenmekle sunulan rapor mahkememizce olaya uygun ve kanaat verici bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafın iddiası ispatlandığından bu alacağının hüküm altına alınmasına karar verildiği, ancak genel tatil, bayram gibi çalışılmayan günler ile davacının izinli, raporlu vb. nedenler ile çalışmadığı günler göz önüne alınarak hesaplanan miktardan davacının yaptığı iş ve çalışma süresi de göz önünde bulundurularak % 30 oranında indirim yapıldığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2011/7239 Esas “…fazla çalışma, hafta tatili ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden yapılan indirimler sebebi ile reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekilli temsil ettirmiş olan davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmeyeceği kabul edilmiştir….” kararı da gözününde bulundurularak, davacı işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı bilinemediğinden talebin reddedilen kısmı yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmediği, bu gerekçeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdi işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Kararı taraf vekilleri süresinde temyiz etmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai hesaplamasına esas alınan “vadesiz mevduat hareketleri” ve “dahili haberleşme formları” gibi belgeler, puantaj niteliğinde belgeler olmadığı için bordrolar / hesap pusulaları ile davacıya ödendiği anlaşılan fazla mesai ücreti tahakkuku içeren aylar davacının fazla mesai ücretinden mahsup edilmemeli ve fakat dışlanmalıdır. Bu hususun düşünülmemesi hatalıdır. Ayrıca, eldeki hükme esas takdiri indirim oranı da yeni verilecek hükümde uygulanmalıdır.
Diğer yandan, davacı tanıkları işe sabah saat 09:00’da başladığını belirtmesine ve dava dilekçesinde dahi davacının işe sabah 08:30’da başladığı belirtilmesine rağmen, dava dilekçesindeki bu beyan da aşılarak işin sabah 08:00’da başlandığının kabulü ile yapılan hesaba itibar edilmesi hatalıdır. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinde davalı işyerindeki çalışmanın 22/09/2003-01/03/2011 tarihleri arasında 08:30’da başlandığını belirtmesi de göz önüne alındığında belirtilen tarihler arasında işin sabah 8:30’da başladığı, 01/03/2011 tarihinden sonra ise işin saat 09:00’da başladığı kabul edilerek hesaplama yapılmalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.