YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5560
KARAR NO : 2019/2751
KARAR TARİHİ : 21.02.2019
………
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; borçlunun borca batık olmadığı halde murise ait mirası ret davası açtığını, borcu ödememek için kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, mirasın reddi sebebi ile konulan hacizlerin kaldırılmasına ilişkin kararın iptalini talep etmiş, mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Şikayet, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı başvurulan kendine özgü bir kanun yolu olup, bir dava değildir. Bu nedenle şikayette davacı ve davalı terimlerinin yeri yoktur. Şikayette iki taraf vardır: 1)Şikayet eden, 2)Şikayet olunan (karşı taraf). İcra müdürünün bir işleminden zarar gördüğünü bildiren her ilgili, o işlem hakkında şikayet yoluna başvurabilir. Başka bir deyimle, icra müdürünün bir işlemini, yukarıda belirtilen dört sebepten birine dayanarak iptal ettirmek veya düzelttirmekte hukuki menfaati (yararı) bulunan herkes şikayette bulunabilir. Bir kimsenin, bir işlemin iptal edilmesinde veya düzeltilmesinde, korunmaya değer bir menfaatinden (yararından) bahsedilebilmesi için o işlemin doğrudan doğruya kendi hukuki durumuna ilişkin olması ve zararının bulunması gerekir.
Şu halde şikayet hakkı, şikayet konusu işlemin iptal ettirilmesinde hukuken korunmaya değer bir menfaati (yararı) olan alacaklı, borçlu ve üçüncü kişilere aittir ……
Somut olayda; borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle, borçlunun murisi adına kayıtlı ….. parselde bulunan borçlu hissesi üzerine haciz konulduğu, borçlu tarafından, 02/7/2015 tarihinde vefat eden muris ………kalan mirasın reddi davası açıldığı,……07/10/2015 tarih,2015/326 Esas ve 2015/361 Karar sayılı ilamı ile borçlunun, mirası reddettiğinin tespit ve tesciline karar verildiği görülmektedir. Bu doğrultuda; mirasın reddi sebebi ile yapılan hacizlerin icra müdürlüğünce kaldırılması kararının iptali istemiyle icra mahkemesine başvuran şikayetçi, takipte alacaklı konumunda olup, şikayet konusunda hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir.
O halde mahkemece işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
…..