YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1224
KARAR NO : 2019/1723
KARAR TARİHİ : 11.04.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, sözleşmenin kısmen feshi, cezai şart ve kurulan kat irtifakının iptâli istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi sonucunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2017/66 Esas, 2017/134 Karar ve 09.05.2017 günlü kararı ile alınması gereken harç bakımından hükmün düzeltilmesine, davacı tarafın diğer istinaf taleplerinin esastan reddine dair verilen karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar arsa sahibi, davalı ise yüklenicidir.
6100 sayılı HMK geçici 3/2. maddede; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454’üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20.07.2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. Bu nedenle daha önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise bu karar temyiz edilmemiş olsa bile
sonrasında dosyanın gönderildiği mahkemece verilen karar dahi HUMK hükümlerine göre temyize tabi olacaktır. HMK geçici 3/2. maddedeki ilk düzenlemede “aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan” ibaresi değiştirilerek “verilen kararlar” ibaresi getirildiğinden bu değişiklik açıkça bu sonucu gerektirmektedir.
Somut olayda, kanun yoluna başvurulan yerel mahkemenin davanın reddine dair verdiği karar 01.12.2016 tarihli olup kural olarak istinaf kanun yoluna tabi ise de, öncesinde 17.07.2013 tarihinde … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/115 Esasına kayıtlı olarak açılan davada 11.02.2014 gün 2014/47 sayılı kararla mahkemenin görevsizliğine, dosyanın … Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Bu haliyle Bölge Adliye Mahkemeleri’nin göreve başlama tarihlerinden önce ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai karar verilmiş olmakla, dosyada esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolunun istinaf değil temyiz kanun yolu olduğu anlaşıldığından, Dairemizin temyiz incelemesi yapmakla görevli ve yetkili olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararı yok hükmünde olup, kararının kaldırılmasıyla işin esasının incelenmesinde; davacı arsa sahipleri adlarına kayıtlı bulunan … ili … ilçesi, 7498 ada 1 parsel, 7500 ada 1 parsel, 6309 ada 1 parsel, 7499 ada 1 parsel, 7502 ada 2 parsel, 6320 ada 1 parselde bulunan taşınmazları üzerine inşaat yapılması konusunda davalı yüklenici ile aralarında … 5. Noterliği 13.07.2009 tarih ve 16973 nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, … 5. Noterliği 29.11.2010 tarih ve 25725 nolu tadil sözleşmesi ile 6320 ada 1 parselin sözleşme kapsamından çıkartıldığını, asıl sözleşme uyarınca 7498 ada 1 parselde bulunan taşınmaz üzerine davalı yüklenici tarafından tek blok, 4+1, 13 kat toplam 26 adet bağımsız bölüm ile ve zemin katta 1102 m2 dükkan yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını, ancak davalı yüklenici tarafından bu parsele 3 adet ayrı blok yapılarak sözleşmeye aykırı hareket edildiği gibi 7502 ada 2 parsel numaralı taşınmaz üzerine yapılacak inşaata hiç başlanmadığını iddia ederek bu iki parsel bakımından sözleşmenin feshini, sözleşmeye uyulmaması nedeniyle kararlaştırılan cezai şartın tahsili ile kurulan kat irtifakının iptâli talep etmiş, davalı yüklenici davanın reddini savunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
… 5. Noterliği’nde 13.07.2009 gün 16973 yevmiye no ile düzenlenen düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, … ili, … ilçesi … Belediyesi hudutları dahilinde bulunan 7498 ada 1 parsel, 7500 ada 1 parsel, 6309 ada 1 parsel, 7499 ada 1 parsel, 7502 ada 2 parsel, 6320 ada 1 parselde bulunan taşınmazlar üzerine inşaat yapımı için arsa sahipleri …, … … ile yüklenici şirket arasında imzalanmıştır.
TMK’nın 692. maddesi gereğince, paylı taşınmaz malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi olağanüstü tasarruflardan sayıldığından, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi, tüm paydaşların muvafakatlarıyla mümkündür. Bu durumda, mahkemece, davacı tarafa; davada yer almayan… ile… isimli paydaşların davaya muvafakatlarının alınması, muvafakat vermeyen paydaşlar hakkında ise,
ayrı bir dava açması için süre verilmesi, dava açılması halinde eldeki dava ile birleştirilmesi ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilip, sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, temyiz nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 154,30 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 11.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.