YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/14262
KARAR NO : 2019/9931
KARAR TARİHİ : 14.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, sanık … hakkında erteleme; müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık …’ın temyiz talebinin incelenmesinde;
Ele geçirilen bandrolsüz sigaralar yönünden 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi, kaçak çaylar yönünden ise 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca ayrı ayrı ceza tayini gerekirken yazılı şekilde sadece 4733 sayılı Yasa uyarınca mahkumiyete hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uygulanmamış ise de, bu hususun infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Hükmün gerekçe kısmında ”suçun işleniş biçimi, ele geçen eşya miktarı bu haliyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanıktaki kastın yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan” hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında aynı gerekçelerle adli para cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle çelişkiye neden olunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
Hükmün birinci fıkrasında 300 gün yerine “5 gün”, ikinci fıkrasındaki ”250 gün” yerine ”4 gün” yazılması yine gün para cezasının adli para cezasına çevrildiği 4. fıkrasından “5.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “80 TL” yazılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık …’ın temyiz talebinin incelenmesinde;
Ele geçirilen bandrolsüz sigaralar yönünden 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi, kaçak çaylar yönünden ise 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca ayrı ayrı ceza tayini gerekirken yazılı şekilde sadece 4733 sayılı Yasa uyarınca mahkumiyete hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Hükmün gerekçe kısmında ”suçun işleniş biçimi, ele geçen eşya miktarı bu haliyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanıktaki kastın yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan” hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında aynı gerekçelerle adli para cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle çelişkiye neden olunması,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve daha ağır ceza içeren …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/257 E-2009/62 Karar sayılı ilamından verilen erteli 5 ay hapis cezasına mahkumiyete ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması gerekirken yazılı ilamın tekerrüre esas alınması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
1. Hükmün birinci fıkrasında 300 gün yerine “5 gün”, ikinci fıkrasındaki ”250 gün” yerine ”4 gün” yazılması yine gün para cezasının adli para cezasına çevrildiği 4. fıkrasından “5.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine, “80 TL” yazılması,
2. Hükümden TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi,
3. Hükmün, sanık hakkında hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin olan kısımları hükümden çıkartılarak, yerine “Sanığı…. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/257 E-2009/62 Karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğundan, sanığın hapis cezasının TCK’nun 58/6-7. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, ancak aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın …. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2011/585 E-2012/197 K. sayılı ilamı esas alınarak belirlenmesine” ifadelerinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık …’ın temyiz talebinin incelenmesinde;
1. Ele geçirilen bandrolsüz sigaralar yönünden 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi, kaçak çaylar yönünden ise 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca ayrı ayrı ceza tayini gerekirken yazılı şekilde sadece 4733 sayılı Yasa uyarınca mahkumiyete hükmedilmesi,
2. Hükmün gerekçe kısmında ”suçun işleniş biçimi, ele geçen eşya miktarı bu haliyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanıktaki kastın yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan” hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında aynı gerekçelerle adli para cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle çelişkiye neden olunması,
3. 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması koşulları getirilmiş olmakla, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında 6762 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan verilen ve mahkumiyet niteliğinde olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilam dışında kaydı bulunmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık irdelenmeden, “sanığın sabıka kaydına göre, daha önceden suç işlemiş olması ve yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat gelmemesi” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5. Dava konusu eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmaması ve kaçak eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında, müsaderesinin 5237 sayılı TCK’nun 54/3. maddesi kapsamında hakkaniyete de aykırı olacağı gözetilerek 27 T 1792 plakalı nakil aracının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
IV) Sanık … ‘nin temyiz talebinin incelenmesinde;
1. Ele geçirilen bandrolsüz sigaralar yönünden 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi, kaçak çaylar yönünden ise 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca ayrı ayrı ceza tayini gerekirken yazılı şekilde sadece 4733 sayılı Yasa uyarınca mahkumiyete hükmedilmesi,
2. Hükmün gerekçe kısmında ”suçun işleniş biçimi, ele geçen eşya miktarı bu haliyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanıktaki kastın yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan ” hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında aynı gerekçelerle adli para cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle çelişkiye neden olunması,
3. 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması koşulları getirilmiş olmakla, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında mahkumiyet niteliğinde olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilam dışında kaydı bulunmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık irdelenmeden, “sanığın sabıka kaydına göre, suç işlemeyi alışkanlık haline getirmesi ve sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
V) Sanık …’nun temyiz talebinin incelenmesinde;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 29.11.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 17.12.2012 olduğu,
Daha önce incelemesi yapılarak bozulmasına karar verilen; Dairemizin 2014/28590 Esas numarasında kayıtlı …. 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/979 E. 2013/155 K. sayılı dosyasında, sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 08.02.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.12.2012 olduğu, bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, cezada kazanılmış hakların korunmasına, 14/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.