YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5602
KARAR NO : 2019/1509
KARAR TARİHİ : 03.04.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-birleşen dosya davalısı vekili Avukat … ile davalı-birleşen dosya davacısı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, yüklenicinin iş sahibi aleyhine açtığı haksız fesih nedeni ile uğranılan zarar ve mahrum kalınan kâr ile haksız yere nakde çevrilen banka teminat mektubu bedelinin tahsili istemine, birleşen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/297 Esas sayılı dosyasındaki dava, yüklenicinin iş sahibi aleyhine açtığı haksız fesih nedeni ile uğranılan zarar ve ve mahrum kalınan kâr kaybı talebine dayalı alacak davası, birleşen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/4 Esas sayılı dosyası ise iş sahibi belediye başkanlığı tarafından fazla ödemenin tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptâli davasıdır.
Mahkemece asıl ve birleşen her iki davanın reddine dair verilen karar, davacı-k.davalı birleşen dosya davalısı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 166. (mülga HUMK 45.) maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların arasında bağlantı bulunması halinde birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Davaların birleştirilmesi kararı üzerine davalar bir dosyada birleştirilir. Birleştirme kararı uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Birleştirilen davalardaki talepler ayrı ayrı değerlendirilir ve ayrı ayrı karar verilir. Ancak bunların tahkikatı ortak yürütülür. Davaların birbirinin içinde erimesi tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleriyle vekâlet ücretlerinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; mahkemece asıl ve birleşen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/297 Esas sayılı dosyasındaki davalarda ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken talepler
toplanarak tek hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, birleşen … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/4 Esas sayılı dosyasında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ayrıca 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 15. maddesi hükmünce yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden ve teminat mektubuna ilişkin davalarda teminat mektubu bedeli üzerinden alınması gerekir. Aynı Yasa’nın 28-a maddesi gereğince (1) sayılı tarifede yazılı nispi harçların dörtte biri peşin olarak yatırılmalıdır. Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi hükmünce yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikce müteakip işler yapılamayacağından yatırılması gerektiği halde nispi peşin harç yatırılmaksızın ya da eksik harç yatırılarak dava açılan hallerde 30. madde gereğince o celse için davaya devam edilip, takip eden celseye kadar noksan peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam edilemez. Bu halde 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi uyarınca harç ödeninceye kadar o taleple ilgili davanın işlemden kaldırılması, süresi içinde harç tamamlanıp yenilenmedikce dosyanın muameye konulmaması gerekir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; teminat mektubunun bedeli üzerinden (1) sayılı tarifeye göre hesaplanacak harcın Harçlar Kanunu’nun 28-a maddesine göre 1/4’ünü peşin olarak yatırması için bir sonraki celseye kadar davacıya süre verilip, yatırılmaması halinde davanın bu taleple ilgili kısmının HMK’nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılıp, üç aylık süre içerisinde harç yatırılıp yenilenmemesi halinde teminat mektubu ile ilgili davanın HMK’nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, teminat mektubuyla ilgili peşin harç yatırılırsa teminat mektubu ile ilgili davanın incelenerek değerlendirilmesi, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleriyle vekâlet ücretlerinin ayrı ayrı tayin edilmesinden ibarettir. Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-birleşen dosya davalısının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1.630,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı-birleşen dosya davacısından alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davacı-birleşen dosya davalısına verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 114,30 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısından alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 03.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.