Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2018/178 E. 2019/758 K. 07.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/178
KARAR NO : 2019/758
KARAR TARİHİ : 07.02.2019

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– KARAR –

Davacı vekili, davacının davalı ile aralarındaki uluslararası faktoring sözleşmesi gereği dava dışı …. İnd. Mata Rocafonda firmasına kumaş ihracatı yaptığını, davalının ise dava dışı firmadan gelen paradan faktoring komisyonunu düşerek ödemede bulunduğunu, davacının dava dışı firmadan 97.623,01 Euro alacağını tahsil edemediğini, alacağın tahsili için dava dışı firmaya karşı açılan davada davacı lehine karar çıkıp kesinleştiğini, açılan bu davada dava dışı firmanın 05/02/2009 tarihinde iflasına karar verildiğinin öğrenildiğini, davalı ile aralarındaki akdedilen sözleşme gereği davalının, dava dışı firmanın iflas durumu ile ilgili bilgi vermesi gerektiğini ancak bilgi vermediğini ve davacının zarar etmesine sebep olduğunu, faktoring sözleşmesinin garanti hükümlerine göre davalının davacıya ödemede bulunmadığını ve bu alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki faktoring sözleşmesinde davacının, dava dışı firma ile arasındaki temel ilişkiden doğan haklarını kullanmadan önce davalıya gerekli bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü olduğunu ve davalının zarar görmesi ihtimali bulunan her türlü davranıştan kaçınma zorunluluğunun olduğunun belirtildiğini, bunlara aykırı davranışların garantinin ortadan kalkması sonucunu doğuracağını, dava dışı firmanın muhabir faktoring firmasına ayıp bildiriminde bulunduğunu ve faktoring kuralları gereğince muhabir şirket açısından geri temlik hakkının doğacak olmasına istinaden davalı tarafından davacıya ihtilaf bildiriminde bulunularak bilgi talep edildiğini, ancak davacı tarafından hukuki süreç hakkında herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, faktoring garantisinin geçmişe etkili olarak ortadan kalktığını ve davalının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,sözleşmenin garanti hükümleri bölümünde “faktör tarafından belli alacak veya borçlular için ayrıca yazılı olarak LOB ile taahhüt edildiği, borçlunun aczinin sabit veya iflasına hükmolunması sebebi ile ödeme güçsüzlüğünden müşterinin sorumluluğu yoktur. Faktör tarafından LOB’nde bulunması halinde bu yükümlülük borçlunun sadece aczine ve iflasına ilişkindir.’’ ibaresi yer aldığı, söz konusu hükümler dikkate alındığında davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan satım sözleşmesinden dolayı doğan alacağın dava dışı şirketin 05/02/2009 tarihinde iflası nedeni ile davalı … şirketinin garanti yükümlülüğünün doğduğu, davalı … şirketinin ödeme gücünü araştırma yükümlülüğünün bulunduğu, … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/197 esas 2012/702 karar sayılı ilamı ile davacı şirketin davadışı firmadan 97.623,01 Euro alacaklı olduğunun kesin hükümle sabit olduğu, bu nedenle faktoring sözleşmesi kapsamında davalının ödenmeyen mal bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine,
2)Davacının temyiz istemine gelince, dava konusu olan ve hüküm altına alınan alacak likit(belirlenebilir) olması nedeniyle İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlere hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 07/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.