Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/3265 E. 2019/1795 K. 15.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3265
KARAR NO : 2019/1795
KARAR TARİHİ : 15.04.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi talebine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece 05.08.2016 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiş bu kararın temyizi üzerine Dairemizce 29.03.2018 tarihli 2018/1055 Esas, 2018/1276 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş ise de; bu kez yapılan karar düzeltme incelemesinde, gerekçeli kararın davalıya Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmış olup, davalının adres kayıt sisteminde adresi belli olduğundan Tebligat Kanunun 35. maddesine göre yapılan tebliğ usule aykırı olmuş, Dairemizin 29.03.2018 tarih 2018/1035 Esas, 2018/1276 Karar sayılı onama kararı kaldırılarak işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Taraflar arasında tarihsiz “Düzenleme biçiminde arsa karşılığı kat yapım sözleşmesidir” başlıklı sözleşme imzalanmış olup sözleşmeye konu taşınmazda malik olan …, …ve … sözleşmede taraf olduğu halde dava,…, … ve … tarafından açılmıştır. Eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi talebinin dinlenebilmesi için, TMK’nın 692. maddesi uyarınca, tüm paydaşların zorunlu dava arkadaşı olarak davada taraf olarak yer almaları gerekmektedir. Bu itibarla, hissedarları … ve … davada yer alması gerekirken mahkemece, taraf teşkili sağlanmaksızın işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece davada taraf olmayan maliklerin muvafakatlarının
sağlanarak davaya devam olunması ve sözleşmenin de şekil şartlarına uymadığı gözetilerek sözleşmenin ifa edilip edilmediği hususları üzerinde durulup geçerliliği de değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 15.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.