Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/10801 E. 2019/8620 K. 15.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10801
KARAR NO : 2019/8620
KARAR TARİHİ : 15.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.06.1998 tarihinde davalıya ait …-… İlçesi … Köyü … mevkiindeki … Taş Ocağı işyerinde işe başladığını, davacının taş ocağında davalıya ait araçlarda şoförlük yaptığını, 1998 yılından 2005 yılı bitimine kadar davalıya ait muhtelif yer ve şantiyelerde aralıksız ve sürekli bir biçimde çalıştığını, 2006 yılı Ocak ayı başından itibaren ise …-… Köyü sınırları içerisindeki Soda Sanayi A.Ş.’ne ait … Taş Ocağında davalı firmanın işçisi olarak işe aralıksız devam ettiğini, son maaşının aylık net 1.200,00 TL olduğunu, 27.07.2012 tarihinde emeklilik sebebiyle iş akdinin sonlandığını iddia ederek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hizmet dökümünde görünen süreler kadar şirket nezdinde çalıştığının doğru olduğunu, davacının iş akdinin emeklilik nedeni ile sona ermediğini, işten kendi isteği ile ayrıldığını, emekliliğinin daha sonraki tarihe rastladığını, kendi isteği ile işten ayrılan davacının kıdem tazminatı talebinin olamayacağını, davacının davalı şirkette asgari ücretle istihdam edildiğini, aylık 1.200 TL maaş aldığı şeklindeki iddiasını kabul etmediklerini, davacının iddia ettiği şekilde bir çalışma sisteminin bulunmadığını, şirketteki çalışmada normal koşullarda fazla mesai yaptırılmadığını, fazla mesai yaptırıldığı zaman bunun karşılığının kendisine ödendiğini, yaptırılan ve karşılığı ödenen fazla mesai ücretine ilişkin ücret bordrolarının da davacı tarafından imzalanmış olduğunu, davacıya haftalık ve yıllık izinlerinin kullandırıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliği”ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Kısmi eda külli tespit talepli belirsiz alacak davasının açıldığı anda alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir. Yargılama sırasındaki işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağından yargılama sırasında alacağın zamanaşımına uğradığından söz edilemez. Bu nedenle yargılama sırasında arttırılan taleplere karşı yapılan zamanaşımı defi sonuca etkili değildir. Ancak faiz başlangıcı açısından tahsil amaçlı belirsiz alacak davasından farklı bir durum vardır. Davaya konu edilen miktar bakımından faiz başlangıcı olarak dava tarihi kabul edilmelidir. Alacağın kalan kısmın sadece tespiti istenmiş olmakla, belirlenen bakiye alacak miktarının ilerde talep edildiği tarihten itibaren faize karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta dava açılış şekli itibariyle kısmi eda külli tespit talepli belirsiz alacak davasıdır. Davacının yaptığı ıslah olmayıp, talep artırımı ile alacağın belirli hale getirilmesidir. Belirsiz alacak davasının bütün türlerinde dava açılmakla zamanaşımı kesilir. Talep artırımına karşı yapılan zamanaşımı def’i hukuki sonuç doğurmaz.
Bu nedenle talep artırımına karşı yapılan zamanaşımı def’inin dikkate alınmaması gerekirken, hukukî değer taşımayan zamanaşımına def’ine değer verilerek karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 15/04/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.