Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/4468 E. 2019/1783 K. 15.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4468
KARAR NO : 2019/1783
KARAR TARİHİ : 15.04.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeli alacağından yapılan kesintinin iadesi için başlatılan takibe vakî itirazın iptâli ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece d…ın kabulü ile takibin devamına ve asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatı verilmesine dair karar, davalı vekilince temyiz olunmuştur.
Davacılar vekili, müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığı ile davalı arasında davalıya ait tesislerdeki arıza bakım ve onarım işlerini konu alan 20.03.2009 tarihli sözleşme yapıldığını, müvekkillerinin yapılan sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiklerini ancak davalı şirketçe kesilen 31.01.2010 tarih ve 57134 sayılı faturanın 3.152,14 TL eksik ödendiğini, eksik ödemeden dolayı davalı hakkında … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1166 sayılı takip dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, takip tarihi itibariyle zamanaşımı dolmadığını, 20.11.2012 tarihli feragatnamenin davacılardan … Yapı İnşaat Müh. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından verildiğini, iş ortaklığı tarafından ibraname verilmediğini, takip talebinde yasal faiz talep edildiği halde sehven ticari faiz hesabı yapıldığını, davalının itirazının 3.152,14 TL asıl alacak, 1415,00 TL işlemiş yasal faiz yönünden iptâli ile takibin devamına, davalının % 20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, uyuşmazlık konusunun fatura 2010 yılı ocak ayına ilişkin olup, sorumluluğun Tedaş Genel Müdürlüğüne yükletilmesi gerektiğini, müvekkilinin 31.08.2010 tarihinde hisseleri devraldığını, davacı tarafça 137.982,73 TL fatura kesildiğini, mahsup fişine göre bundan KDV tevkifatı ile 3.191,26 TL 5510 sayılı SGK hazine payı kesintisi yapıldığını, 131.283,43 TL ödeme yapıldığını, yapılan KDV kesintisinin davacının faturasında da düzenlendiğini, diğer kesintilerin ise kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan bir kesinti olduğunu, Hizmet İşleri Genel Şartnamesine atıf yapan Kamu İhale Genel Tebliğine uygun prim kesintisi yapıldığını, takipte 3.340,39 TL ticari faiz istenirken, davada 1.415,00 TL yasal faiz istendiğini ve yapılan itirazın haklı olduğunun kabul edildiğini, alacağın likit olmadığını hazine tarafından karşılanan prim tutarının idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesileceğini beyanla d…ın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı iş ortaklığı ile davalı arasında …, Suşehri, … ve … Arıza Onarım Bakım İşleri ile ilgili 20.03.2009 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme gereği davacıların edimlerini yerine getirdiği, istihkak bedelinin davalı tarafça eksik ödenmesi nedeniyle davalı hakkında … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1166 sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre yapılan kesintinin haksız olduğunun tespit edildiği, takip talebinde 3.340,39 TL işlemiş faiz talep edilmiş ise de faizin 1.415,00 TL olması gerektiği gerekçesiyle, d…ın kabulüne, 3152,14 TL asıl alacak ve 1415,00 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, icra takibine konu asıl alacağın likid ve belirli olması nedeniyle, takip konusu asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Takibin yapıldığı ve d…ın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi gereğince bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp alacaklının yöntemine uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi ya da alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması zorunludur. Somut olayda kesin vade bulunmadığı gibi takipten önce alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürüldüğü de ispatlanmamıştır.
Öte yandan itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK’nın 67/II. maddesi gereğince borçlunun itirazında haksız ve alacağın likid olması gerekir.
Somut olayda takipten önce temerrüt ihtarı olmadığı ve kesin vade de bulunmadığı halde işlemiş faizi de kapsayacak şekilde itirazın iptâline karar verilmesi ve asıl alacağın istenebilir olup olmadığı ile miktarı da yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup, bu nedenle alacak likid olmadığı halde, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan “ve 1415,00 TL işlemiş faiz” ibaresinin çıkarılmasına, hüküm fıkrasının icra inkar tazminatıyla ilgili 3 nolu bendinin metinden çıkarılarak yerine “yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 15.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.