Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2018/448 E. 2019/1436 K. 06.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/448
KARAR NO : 2019/1436
KARAR TARİHİ : 06.03.2019

19. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı bankanın davacının murisi … aleyhinde 03/12/2009 düzenleme 08/12/2010 vade tarihli 590.000 euro bedelli senede istinaden icra takibi başlattığını, murisin takip tarihinden sonra vefatı üzerine takibin aralarında davacının da bulunduğu yasal mirasçılara yöneltildiğini, takip konusu bononun düzenlendiği tarihte 74 yaşında olan murisin akıl sağlığının yerinde olmadığını zira … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/1266-1529 E.K. sayılı kararı ile kısıtlanmasına karar verilerek kendisine vasi atandığını, davalı bankanın aynı alacağın tahsili amacıyla daha önce de muris aleyhine takipler yaptığını, itirazlar üzerine açılan davaların reddine karar verildiğini ve Yargıtay denetiminden geçerek onandığını, anılan dosyalarda aldırılan Adli Tıp Kurumu Raporunda murisin 03/12/2009 ve 02/12/2009 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/8806 Es. sayılı dosyasında senet nedeniyle başlatılan takipte davacının borçu olmadığının tespitine ve davalı bankanın %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, murisin senedin tanzim tarihinden sonra takip tarihinden kısa bir süre önce 23/11/2010 tarihinde kısıtlandığını dolayısıyla murisin senedin tanzim tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunu, akıl sağlığının yerinde olmadığına dair bankaya herhangi bir bilgi verilmediğinden bankanın kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, takibe konu senedin borçlusu … Dış Tic. Ltd. Şti’nin yetkili müdürü …’ın murisin mirası reddeden kızı …’nın eşi olduğunu, murisin damadının bankalarından kredi kullandığını, murisin de bu krediye kefil olduğunun davacı ve diğer mirasçıların da malumu olduğunu belirterek davanın reddi ile %20 icra inkar tazminatının davacıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, mahkemenin aynı mahiyetteki 2011/195 Es. sayılı dosyasında aldırılan Adli Tıp Kurumu Raporunda; davalı …’nın 03/12/2009 ve 02/12/2009 tarihlerinde, fiil ehliyetine haiz olmadığının mütalaa edildiği, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağı, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleri ile borç altına giremeyecekleri, bu sebeple takibe ve davaya konu bonodaki imzasından dolayı davacı murisi …’nın fiil ehliyeti bulunmadığından sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla mirasçısı davacının da sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/8806 Es. sayılı dosyasında takibe konu bonodan dolayı davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın işlem tarihi itibariyle murisin fiil ehliyetine haiz olup olmadığını bilebilecek durumda bulunmadığı, bu yönde dosyaya somut bir delil ve belge de sunulmadığından bankanın kötü niyeti ispat edilemediği gerekçesiyle davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 06/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.