YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/497
KARAR NO : 2019/8932
KARAR TARİHİ : 16.04.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/07/2009 tarihinden 17/04/2014 tarihine kadar depo sorumlusu olarak en son 1.750,00 TL ücret ile davalı iş yerinde çalışan davacının sigorta girişinin değişik grup şirketleri üzerinden gösterildiğini, depo sorumlusu olarak terfi ettirilen davacıya terfi zammı yapılacağı sözü verilmesine rağmen yıl başında 250,00 TL zam yapıldığını ancak verilen 250,00 TL’nin zaten yılbaşında yapılan mutad zam olduğunu, terfi için zam yapılmadığını, davalı şirket yetkilisinden terfi zammını talep etmesi üzerine davalının davacıya karşı tutumunun değiştiğini, bu konuşmadan sonra 1 ay geçmeden davacının iş akdinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatı ile ve yıllık ücretli izin alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 17/07/2009 tarihinde davalı iş yerinde depo sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, 17/04/2014 tarihinde İş Kanunu 25/II maddesi gereğince ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, davacının çalıştığı süre içerisinde dönem dönem çalıştırılan gündelik işçilerin ücretlerinin davacının gözetiminde ödendiğini, gündelik olarak çalışmaya gelen işçilerin ödemeleri için … Formu adıyla şirket içinde kullanılan formu tanzim eden davacının amirlerinden imza aldıktan sonra evrakı muhasebe departmanına kendisinin getirdiğini ve muhasebeden gündelikçilere ödenen ücretleri imzası karşılığında aldığını, 17/04/2014 tarihinde davacı tarafından getirilen evrakların incelenmesinde 04/04/2014 tarihli avans ödeme formunun onay kısmında mevcut imzanın …’a ait olmadığının farkedildiğini, 07/04/2014 tarihinde 36368 nolu tediye makbuzu ile davacıya merkez kasadan ödenen 600 TL tutarlı ödemenin 200 TL lik kısmının davacının gerçek dışı beyanı üzerine kendisine ödendiğini bu mahiyette bir masraf yapılmadığını, 26/03/2014 tarihinde 36280 nolu tediye makbuz ile davacıya ödenen 420 TL’nin davacıya mükerrer olarak ödendiğini ve davacının toplamda 870,00 TL zimmetine para geçirdiğinin 17/04/2014 tarihinde tespit edildiğini, bu hususta tutanak düzenlenerek iş akdi haklı sebeple feshedilen davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yıllık izinlerini kullanan davacının kalan 7 günlük izin ücretinin son maaşı ile birlikte ödendiğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları,toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacı; puantaj listesindeki kişilerin aslında çoğu zaman gelmediğini, yevmiyecilerin başı olan … ve …’ın çoğu zaman yaşı küçük ve bazen kimliği olmayan kişileri çalıştırdığını, ancak listeye yaşı büyük ve kimliği bilinen kişilerin yazıldığını iddia ettiği,yevmiyeci olarak çalışsa dahi çalışan kişilerin sigorta kayıtlarının yapılması bir günlük de olsa sigorta primlerinin yatırılması gerektiği, dosyaya davalı işverence puantaj listesinde ismi geçen kişilerin sigorta primlerinin yatırıldığı, işe giriş bildirgelerinin verildiği yönünde herhangi bir delil ibraz edilmediği, bu nedenle puantaj listesinde adı geçen yevmiyeciler ile davalı firmada sigorta primleri yatırılan yevmiyeciler karşılaştırılamadığı, bu konuda davalı firmanın etkin bir denetimi olup olmadığı da tespit edilemediği,davalı tarafından davacıya isnat edilen eylem Türk Ceza Kanunu’nun 207 ve 247 maddelerinde Özel Belgede Sahtecilik ve Zimmet suçu olarak nitelendirilmiş olup davalı tarafından suç duyurusunda bulunulmadığı gibi zararın tazmini yoluna da gidilmediği, iş akdinin feshinden sonra herhangi bir kesinti yapılmaksızın fazla mesai ücreti, sayım ücreti ve bakiye ücretlerinin de ödendiğinin anlaşıldığı, davacının isnat edilen suç konusunda herhangi bir savunmasının alındığına dair bilgi ve belgede bulunmadığı, ispat külfeti üzerinde olan davalı işverenin iş akdini 4857 Sayılı Yasanın 25/II maddesi gereğince haklı sebeple feshettiğini ispat edemediği davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kanaatine varılarak hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline, Nisan ayı bordrosunda davacıya 600,24 TL bakiye izin ücreti alacağının tahakkuk ettirildiği tespit edildiği, davacı vekili de 10/11/2015 tarihli celsede yıllık ücretli izin alacağı taleplerinden vazgeçtiğini beyan ettiğinden, davacı vekilinin vazgeçme beyanı doğrultusunda yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur;
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta davacı davalı işyerinde kırtasiye depo sorumlusu olarak çalışmakta olup, davacının sorumluluğunda olan bölümde zaman zaman ilave iş gücüne ihtiyaç duyulduğu, bu ihtiyaç ortaya çıktığında yevmiyeci işçiler çalıştırılıp ücretlerinin yine davacı tarafından muhasebeden avans olarak çekilip ilgililerine ödendiği dosyadaki bilgi ve belgeler ile sabittir.
Davacının muhasebeye ibraz ettiği 04.04.2014 tarihli avans ödeme formunun onay kısmında mevcut …’a ait imzanın adı geçene ait olmadığının anlaşılması üzerine, işverence geriye dönük incelemede işyerinden 02.04.2014,03.04.2014 tarihlerinde bayrak kutulama işinde ilave iş gücüne ihtiyaç duyulması üzerine … ve … isimli dört yevmiyecinin çalıştırıldığı, bunlar için davacı tarafından muhasebeden alınan 400 TL’nin her bir işçiye 100 TL olarak ödendiği bilgi ve belgelerden görülmektedir.
Yukarıda açıklanan çalışmadan sonra 04.04.2014,07.04.2014,08.04.2014 tarihlerinde yevmiyeci çalışmadığı halde en son 03.04.2014 tarihinde çalışmış olan yevmiyecilerden … adına çalışmış gibi belge düzenlendiği ve bu belgeye istinaden yine davacı tarafından muhasebeden 250,00 TL avans alındığı,davalı işverene imzalı yazılı beyanda bulunan …’nin hem anılan tarihlerde çalışmadığını hem de söz konusu 250,00 TL’nin ödenmediğini açıkladığı da görülmektedir.
Sonuç itibariyle,davacı işçi gerçekte çalışmayan yevmiyeciler için çalışmış gibi belge düzenleyip onay kısmını da sahte imza ile tamamlayarak avans olarak aldığı parayı zimmetine geçirmiştir. Davacının bu eylemi doğruluk ve bağlılığa aykırı olup, işverenin feshi haklı olduğundan, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.