YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4770
KARAR NO : 2019/15848
KARAR TARİHİ : 10.01.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal, Basit Zimmet, Nitelikli zimmet
HÜKÜM : Sanık hakkında nitelikli banka zimmeti suçundan hükümlülük, diğer suçlar hakkında düşme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekilinin sanık hakkında hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, delil durumuna, hakimin takdirine, kararın gerekçesine göre, katılan TMSF vekilinin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA,
II) Katılan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekilinin sanık hakkında basit zimmet suçundan ve sanık müdafiinin nitelikli zimmet suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, 5271 sayılı CMK’nun 34. ve 230. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur.
Hükmün gerekçesinde ise CMK’nun 230. maddesi uyarınca, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesinin yapılması, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan veya reddedilen dellilerin belirlenmesi ile mantıksal ve hukuksal bütünlük sağlanarak herkesi tatmin edecek ve anlaşılır kararın, bu hali ile Yargıtay denetime olanak verecek biçimde gerekçeli olması gerektiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.01.2011 tarihli ve 2010/7-192 E., 2011/1 K. sayılı kararında belirtilmiştir.
Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır.Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır.
5271 sayılı CMK’nun 230. maddesinin 1/c bendine uygun şekilde ulaşılan kanaat ve sanığın suç oluşturduğu kabul edilen fiiline uygun delillerin nitelendirilmesi yapılarak, mahkumiyete götüren delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmalı, deliller ile varılan sonuç arasındaki dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurularak hüküm kurulması gerekirken CMK’nun 289/1-g hükmüne aykırı davranılarak işlemlerin ne şekilde nitelikli veya basit zimmet olarak kabul edildiği denetime imkan verecek şekilde açıklanmaksızın yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Dairemizin 27/04/2016 tarihli ve 2014/13699 Esas, 2016/6216 Karar sayılı ilamı ile eksik araştırma nedeniyle önceki hükmün bozulmasına karar verildiği ve mahkemece bozma sonrası aldırılan 06/09/2016 tarihli bilirkişi heyeti raporunda nitelikli zimmete esas kabul edilen işlemler açısından dosyada ilgili dekont örneklerinin yer almadığı ve imza incelemesinin yapılamadığı belirtilmiş ve eylemin nitelikli zimmet olup olmadığı hususunun 07/10/2002 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan tablolardan belirlendiği bildirilmiş olması gözetilerek bozma ilamımızda belirtilen eksikliklerin yerine getirilmediği anlaşılmakla,
Mahkemece öncelikle TMSF’den imza incelemesine esas olmak üzere ilgili tüm dekontlar, tediye fişleri ve fiktif işlemler için kullanılan ödeme belgerinin celbi ile usulsüz işlemlerde mudiler yerine atılan imzaların mudilerin eli ürünü olup olmadığı ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden; mudilere ait imza kartonları ile diğer bankalar, noter, tapu dairesi gibi kurumlarda bulunan suç tarihinde önce attığı samimi imza örnekleri temin edilip dosya ile birlikte aralarında grafoloji uzmanının da bulunduğu bilirkişiler heyetine tevdi edilerek, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile tüm eylemler nitelikli zimmet kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan TMSF vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 10/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.