YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4621
KARAR NO : 2019/910
KARAR TARİHİ : 18.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davadışı …’ın davacının oğlunun kendisine 41.000 TL borcu olduğunu, borç nedeniyle bono vermesini istediğini, tehditle davacıya boş bir bono imzalatıldığını, bu boş bononun sonradan doldurularak hakkında icra takibi başlatıldığını, davacının bononun lehdarı davalıyı tanımadığını, aralarında herhangi bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek, başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davaya konu bononun davalıya tehditle imzalatıldığı ve imza dışındaki kısımların davacının el ürünü olmadığının iddia edildiği, dava değerinin 41.000 TL olduğu ve senetle ispat kapsamında kaldığı, bu bağlamda davacının delil sunmadığı ayrıca davalı aleyhine başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ikrah nedenine dayalı açılan davada tanıkla ispatın mümkün olmasına ancak dinlenen davacı tanıklarının beyanlarının ikrah vakasını ispatlayamamış olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.