YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19091
KARAR NO : 2012/23829
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde nişanın haksız bozulması nedeniyle; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 3.000 TL maddi tazminatın davalı …’ten, 5.000 TL manevi tazminatın ise her iki davalıdan faiz ve masraflarla birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece davalı … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş, hüküm ve tavzih kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, müvekkili ile davalı …’in 2009 yılı Ekim ayında nişanlandıklarını, iki ay kadar sonra ise ortada geçerli bir sebep olmamasına rağmen …’in annesi olan diğer davalı …’in müvekkiline hakaret edip nişanın bozulduğunu bildirdiğini, davalı …’in ise annesinin sözünü dinlemeyeceğini bildirerek müvekkili ile görüşmeye devam ettiğini, ancak bir süre sonra davalıların birlikte gelerek nişan bohçasını iade ettiklerini, bu olaylar nedeni ile ruh sağlığı bozulan müvekkilinin tedavi görmeye başladığını, diğer taraftan nişan ve evlilik için bir takım harcamalar yapmak zorunda kalan müvekkilinin ayrıca evlendikten sonra kullanılmak üzere koltuk takımı ve halı aldığını öne sürerek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, şimdilik 3.000 TL maddi tazminatın davalı …’ten, 5.000 TL manevi tazminatın ise davalılardan müştereken, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalılar vekili, nişanın bozulmasına müvekkillerinin sebebiyet vermediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalı …’in nişanın tarafı olmadığı, davalı …’in ise nişanın bozulmasına rağmen davacı ile görüşerek onun evlenme yönündeki beklentisinin devam etmesini sağladığı, nişanın bozulmasında bir kusur atfedilmeyen davacının bu nedenle psikolojik tedavi gördüğü, ayrıca 40 yaşında olan davacının nişanlıdan ayrıldıktan sonra yeniden evlenme ihtimalinin dikkate alınması gerektiği, diğer taraftan davacının düğün için salon kiralaması ve mobilya alması nedeniyle yaptığı harcamaların tazmin edilmesi gerektiği gerekçe gösterilerek, davalı …’e karşı açılan manevi tazminat isteminin husumet nedeniyle reddine, davalı …’e karşı açılan davanın ise kısmen kabulü ile 3.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş, hüküm ve vekâlet ücretine ilişkin tavzih kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.4721 sayılı TMK. nun 121.maddesine göre, nişanın bozulması yönünden, kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.Anılan maddeye göre, nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, istemde bulunan nişanlının kişilik değerlerinin ağır bir şekilde ihlal edilmiş olması gerekir. Bir nişanın bozulmasının, taraflarda değişik şiddet ve ölçülerde de olsa üzüntü yaratması ve menfaatleri haleldar etmesi doğaldır. Doğal olan bu üzüntü ve menfaat ihlali, manevi tazminata esas alınamaz. Bu nedenle, davacı tarafın manevi tazminat isteminin reddi gerekir.Diğer taraftan, 4721 sayılı TMK. nun 120/1.maddesinde; “Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, davacı evlilik birliğinin gerçekleşeceği inancıyla düğün salonu kiralayıp mobilya aldığını ileri sürerek, maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşme örneğinden; düğün salonunun, dava dışı … tarafından kiralandığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; evlenme amacıyla aldığı mobilyaları istemediğini bildiren davacı yararına maddi tazminata hükmedilmesi yerindedir. Ne var ki bu durumda, mobilyaların davalı tarafa teslim edilmesine karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir karar tesis edilmemesi de doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2.maddesi gereğince “Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, red sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı, avukatlık ücretine hükmolunur.”. Şu durumda, manevi tazminat isteminin, davalı … yönünden husumetten reddine, diğer davalı … yönünden ise, esastan kısmen reddine karar verildiğine göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin yukarıda anılan maddesi gereğince, davalılar yararına iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemesi, usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.