Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/9683 E. 2019/8477 K. 11.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9683
KARAR NO : 2019/8477
KARAR TARİHİ : 11.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 01.04.2011 tarihinde davalı şirket tarafından işletilen otelde garson olarak çalışmaya başladığını, 14.11.2012 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, 14.11.2012 tarihinde haksız olarak işine son verildiğini, davacının davalı iş yerinde haftanın 7 günü çalıştığını, resmi ve dini bayramlarda izin kullanamadığını, davacının sabah 06.30’dan akşam 21.30’a kadar çalıştığını, bu çalışmasına karşılık ek ücret ödenmediğini, davacının en son ücretinin 850,00 TL. olduğunu ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının SGK’da kayıtlı hizmet süresi dışında çalışmasının bulunmadığını, davacının 14.11.2012 tarihli istifa dilekçesi ile işten ayrıldığını, davacının en son 674,00 TL. aylık net ücret aldığını, davacının hafada 6 gün çalışıp 1 gün izin kullandığını, davacının sabah 06.30’dan akşam 21.30’a kadar çalışmadığını, fazla mesai yapmış ise ücretinin ödendiğini, bayram ve genel tatil günlerinde çalışmış ise ücretinin bordroya yansıtılarak ödendiğini, davacının tüm hak ve alacaklarını aldığına ilişkin ibraname bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava kısmi dava olarak açılmış, yargılama sırasında davacı vekili fazla mesai talebi yönünden arttırıma gitmeden diğer alacaklar yönünden 27.04.2015 harç tarihli dilekçe ile taleplerini arttırmış, bilahare 14.09.2015 harç tarihli dilekçe ile de fazla mesai talebini ıslah ederek arttırdığını belirtmiştir.
“Aynı davada, her bir taraf ıslah yoluna ancak bir kez başvurabilir (m.176/2)…….Bu hak bir defa kullanılarak tüketilmişse artık ikinci bir imkan tanınmayacaktır. İkinci kez ıslah yoluna başvurulursa mahkeme bu beyanı kendiliğinden reddeder.
….Bu hakkın kullanılması bakımından ıslah iradesinin açıklanması yeterlidir. Farklı sebeplerle ıslahın sonuç doğurmaması veya geçerli olmaması halinde dahi bu imkan tekrar kullanılamayacaktır. Islah yapan tarafın ıslahın gereklerini yerine getirmemesi ya da bu konudaki gerekli giderleri vs. vermemesi halinde dahi bu hak kullanılmış olacaktır…” (Prof.Dr.Hakan Pekcanıtez/Prof.Dr.Muhammet Özekes/Doç.Dr.Mine Akkan/ Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Medeni Usul Hukuku,Cilt II, … 2017,syf 1528 vd.)
Yukarıda belirtildiği üzere HMK.nın 176/2. maddesine göre aynı davada ancak bir kez ıslah yapılabilir ve ikinci ıslaha değer verilemez.
Bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler karşısında davacının ikinci ıslah işleminin hükümsüz olduğu dikkate alınarak mahkemece ikinci ıslaha değer verilmeden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 11/04/2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y

Dava dilekçesinde, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece deliller toplanmış ve bilirkişi hesap raporu aldırılmıştır.
Davacı vekili, 27.04.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle fazla çalışma ücreti dışında kalan tazminat ve alacaklar bakımından dava konusu miktarları arttırdığını bildirmiş, 14.09.2015 tarihli dilekçede ise sadece fazla çalışma ücreti alacağı arttırılmıştır.
Mahkemece, her iki ıslah dilekçesine değer verilerek isteklerle ilgili hüküm kurulmuş, kararın gerekçesinde Dairemizin 2012/906 E, 2014/ 6502 K. sayılı kararına atıfta bulunulmuştur. Dairemizin sözü edilen kararında davaların yığılması halinde, dava dilekçesindeki talep kadar dava olduğu ve aynı alacak kalemi için iki kez ıslah yapılmadığı sürece farklı alacaklar bakımından ıslah yoluna gidilebileceği kabul edilmiştir.
Davaya konu tazminatlar ve alacakların ayrı ayrı açılabilecek davalarda talebi mümkün iken aynı dava dilekçesinde talep edilmesi, HMK.nın 110. maddesi kapsamında “davaların yığılması” olarak adlandırılmaktadır. Bu nedenle her bir alacak kalemi için ayrı ayrı talep artışı işleminin uygulanmasına engel bir durum yoktur.
Davacı vekili, ilk talep artışına dair dilekçede açıkça fazla çalışma ücretini ayrık tutmuş, fazla çalışma ücreti hesabı yönünden rapora itiraz etmiştir. Fazla çalışma ücreti yönünden ikinci bir ıslah söz konusu değildir. Davaların yığılması ilkesine göre esasen birden fazla dava ve talep bulunduğundan hakkın kötüye kullanımına yol açılmadığı sürece, farklı alacak kalemleri için birden fazla talep artışı veya ıslah yapılması mümkündür.
Mahkemece farklı alacak kalemlerini ilgilendiren birer gün arayla yapılan her iki talep artışına değer verilerek hüküm kurulmasının yerinde olduğu düşüncesiyle Dairemiz çoğunluğunun bozma kararına katılamıyoruz. 11.04.2019