Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14765 E. 2013/3762 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14765
KARAR NO : 2013/3762
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi,…., Köy Deresi mevkii 301 parsel sayılı 48636,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1939 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını iddia ederek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili ve elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptaline, orman niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline, davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili ile elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1939 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 1988 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; ormanların mülkiyeti Hazineye ait olduğu halde mahkemece “orman niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline” hükmedilmesi ve davalıların taşınmaz üzerindeki hakimiyeti iptal edilmemiş bir tapu kaydına dayandığı halde el atmalarının önlenmesine karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün birinci bendinin son cümlesinde yer alan “ davacı” kelimesi çıkarılarak, bunun yerine; “Hazine” kelimesinin yazılması, ayrıca davalıların elatmasının önlenmesine ilişkin ikinci bendinin hükümden tamamen çıkarılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harçlarının istek halinde iadesine 04/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.