Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/19788 E. 2012/23576 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19788
KARAR NO : 2012/23576
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 20.000 TL alacağın (ıslah ile de 43.185 TL) faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; davacının, davalı kardeşinin izni ile 7024 parsel taşınmaz üzerine su kuyusu açıp, elektrik tesisatı döşediği ve bir bina yaptığı, ancak davalının burayı üçüncü bir şahsa sattığı; onun da açtığı dava sonucunda davacıyı taşınmazdan men ettirdiği ileri sürülerek, yapılan tesisler nedeniyle 20.000 TL alacağın, ıslah ile de 43.185 TL’nın tahsili talep edilmiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile 20.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davacı ve davalı vekillerince temyizi üzerine, Dairemizin 1212.2011 tarihli 2011/15561 E.-2011/20273 K.sayılı ilamı ile “ıslah edilen miktar yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması” nedeniyle bozulmuştur.
Dairemizin bozma ilamına uyularak, mahkemece; 24.826,88 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacı tarafından yapılan yapıların taşınmaza kattığı fazlalık değer 17.02.2011 tarihli ek raporda belirtilen 24.826,88 TL kabul edilerek hüküm altına alınmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; taşınmazın “2009 yılındaki” sulu ve susuz tarla değeri arasındaki fark ile dava tarihi olan “26.09.2007” tarihindeki yapının toplam değeri ve işçilik olmak üzere 24.826,68 TL belirlenmiş ve mahkemece, bu bedel yapının taşınmaza kattığı değer olarak hükme esas alınmış ise de; davacı hakkındaki müdahalenin önlenmesine ilişkin … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/149 E.-2004/257 K.sayılı ilamı 17.11.2005 tarihinde kesinleşmiş olup, mahkemece; 17.11.2005 tarihi itibariyle davacı tarafından yapılan imalat bedelleri bilirkişiye hesaplattırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bilirkişilerce 2009 yılı ve dava tarihi itibariyle yapılan hesaplama esas alınmak suretiyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.