YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/12159
KARAR NO : 2019/7075
KARAR TARİHİ : 03.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında katılan …’ya karşı tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanık … müdafiinin yüzüne tefhim edilen hükümlere karşı verdiği 27.10.2015 tarihli süre tutum dilekçe içeriğine göre temyiz isteminin “sanık” sıfatı ile müvekkili hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sınırlı olduğu, 23.11.2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğinde ise diğer sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünü de katılan sıfatıyla temyiz ettiği, katılan sıfatıyla verdiği dilekçenin 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal temyiz süresi geçirildikten sonra verildiği anlaşılmakla, “katılan” sıfatıyla yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2)Sanık … hakkında katılan …’e karşı mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafiinin, katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından sanık … müdafiinin, katılan … vekilinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
3)Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafiinin, katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Sanık hakkında katılana karşı 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince kasten yaralama ve TCK’nin 151. maddesi gereğince mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince, kasten yaralama suçunun mala zarar verme suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle her iki suç yönünden de uzlaştırmanın mümkün olmadığı anlaşılmış ise de sanığın üzerine atılı TCK’nin 151. cümlesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, bu nedenle CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, kasten yaralama suçunun da uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi,uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre de;
b)5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken sanığın kastının yoğunluğuna, katılandaki yaralanmanın sayısı ve meydana gelen zararların ağırlığına göre, TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi de nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.