Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2019/755 E. 2019/5787 K. 08.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/755
KARAR NO : 2019/5787
KARAR TARİHİ : 08.04.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde; borçlunun meskeniyet şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre hacizli taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 08/12/2015 tarih ve 2014/18323 Esas 2015/22033 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme ile borçlunun haline münasip ev değerinin belirlendiğinden dolayı kararın bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı alacaklı ve borçlunun temyiz isteminde bulunduğu görülmüştür.
1-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz dilekçesi içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-Alacaklının temyiz itirazlarına gelince;
İİK’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince; borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınabileceği haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı hak sahiplerine ödenmelidir. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Somut olayda, meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde bulunulan taşınmazın, tapuda, … ili, … İlçes…, 36 parselde kayıtlı 820.50 m² miktarlı 6/142 arsa paylı 5 bağımsız bölüm nolu mesken olarak kayıtlı olduğu görülmektedir.
Davacı borçlunun sosyal ve ekonomik durumu ile haline münasip alabileceği evin değeri karşılaştırılarak yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, 400.000 TL’den daha az miktara ev alınamayacağı, hacizli taşınmazın keşif tarihindeki değerinin ise 550.000 TL olduğu anlaşılmaktadır. Rapor bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira asıl olan borcun ödenmesi olup, borçlunun meskeniyet şikayetine konu ettiği taşınmazının bulunduğu semtte veya o yere yakın semtlerde meskeninin bulunması zorunlu değildir. Bu nedenle, borçlunun … ilinin daha mütevazi semtlerinde haline münasip edinebileceği meskenin değerinin belirlenmesi gerekir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen ilkelere uygun olarak, … ilinin daha mütevazi ilçe veya semtlerinde borçlunun haline münasip bir evin değerinin bilirkişiden alınacak ek raporla tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu ilkelere uygun olmayan rapora dayalı olarak hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.