YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10012
KARAR NO : 2012/15682
KARAR TARİHİ : 13.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
Bilirkişi incelemesinde somut emsal olarak alınan taşınmaz … ve … Caddesi üzerinde ticari açıdan yoğun olan bir bölgede bulunurken dava konusu taşınmaz … Sokak üzerinde olup işyeri kapsamı dışındadır.
Bu nitelikleri değerlendirildiğinde emsallerin uygun emsal olmadıkları anlaşıldığı gibi değerlendirme yapılırken, dava konusu taşınmazın bulunduğu sokağın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan ve resen düzenlenen m² birim fiyatı değerleri getirtilmeden değerlendirme yapan rapor esas alınarak, hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu nedenle, taraflara emsal göstermeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak, taşınmazın bulunduğu Şemsettin … Sokak ile emsal alınacak taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan vergi m² değerleri de karşılaştırılarak, bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 13.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.