YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/601
KARAR NO : 2019/2751
KARAR TARİHİ : 08.04.2019
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Adana(Kapatılan) 6. Tüketici Mahkemesince verilen 02/12/2015 tarih ve 2015/216-2015/993 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin murisi …’in 26/04/2013 tarihinde Halk Bankasından kulllandığı 32.000,00-TL kredi karşılığında kendisine hayat sigortası yapıldığı ve bunun karşılığında 2.255,90-TL sigorta bedeli kesildiği, murisin 20/09/2014 tarihinde vefat ettiği müvekkillerin bakiye kredi borcunun ödenmesi için başvuru yaptıklarında sigorta şirketinin murisin poliçenin düzenlenmesi sırasında ölümüne neden olan hastalığını gizlemiş olduğu gerekçesiyle ödeme yapmaktan imtina ettiği kredi borcunun taksitlerinin murisin ölümünden sonra müvekkilleri tarafından ödenmeye devam edildiği gerekçesiyle şimdilik 3.500 TL’nin davalı sigortaya başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev, aktif husumet ve davanın kısmi dava olarak açılamayacağına yönelik itirazlarıyla birlikte davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Türk Ticaret Kanunun 1435 maddesine göre sigortalının sigortacı şirkete önemli hususları, bildiği ve bilmesi gerektiği konuları açıkça bildirilmekle yükümlü olduğu, Kanunun 1440/2 maddesinde sigortacı bildirim yükümlülüğünün ihlal edildiğini öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde cayma hakkını kullanmak zorunda olduğu, dosyada Halk Emeklilik A.Ş. tarafından davacıların mirasçılarına keşide edilen 19/12/2014 tarih ve 1729 tazminat sayılı ihtarname ile …’in böbrek yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiği bu nedenle sözleşmeden cayıldığı ve ödenen primlerin geri ödenmeyeceği bildirildiği, ayrıca davacı tarafça murisin kronik böbrek yetmezliği sebebiyle ölümünün daha öncesinde davalıya bildirildiği konusunda bir bilginin de mevcut olmadığı, bu hale göre davalı taraf cayma hakkını 15 günlük yasal süre içerisinde kullandığı, diğer taraftan davacıların murisinin 10 yıldır kronik böbrek hastası olduğu ve ilaç kullandığı, bu hastalığı bilmemesinin düşünülemeyeceği bu nedenle mevcut hastalığın sigortacı şirketten saklandığı gerekçesiyle davacıların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar,davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 502 sayılı Yasa’nın 73/2. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına 08/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.