Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/359 E. 2019/2895 K. 11.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/359
KARAR NO : 2019/2895
KARAR TARİHİ : 11.04.2019

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/03/2017 tarih ve 2015/785 E. – 2017/383 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen 08/11/2017 tarih ve 2017/547-2017/548 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 20/05/2015 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların hukuken eksiklikler içerdiğini, tutanağın paydaş veya vekillerine imzalatılmadığını, 2 nolu karar ile divan heyetine imzalatıldığını, kararlarda oy nisabının belirtilmemiş olduğunu belirterek genel kurulun iptalini; ayrıca davacının azınlık hisse sahibi olması nedeniyle mali haklarının ihlal edildiğini belirterek davalı şirketin haklı sebepler ile feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, divan heyetinin genel kurul tutanağını imzalamasının hukuka aykırı olmadığını, kararlardaki oy nisaplarının tereddüte yer vermeyecek şekilde yazıldığını, kâr payı dağıtılmasında genel kurulun yetkili olması ve artan maliyete rağmen kâr oranının düşmesi nedeniyle 2008 yılında üretim faaliyetine son verdiğini ve faaliyetine sahip olduğu gayrimenkulleri kiraya vererek devam ettiğini, şirket hissedarlarına herhangi ödeme yapılmadığını, genel kurul kararlarının iptali ve şirketin feshi taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, genel kurul tutanaklarını divan heyetinin imzayalacağı yönündeki genel kurul kararında hukuka aykırılık olmadığı, oy nisaplarının yazılmadığı yönündeki iddianın ispatlanamadığı ve davacının kararlara muhalefetini tutanağa geçirmemiş olduğu, şirketin feshine yönelik iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın her iki talep yönünden de reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.