Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2018/5746 E. 2019/2841 K. 22.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5746
KARAR NO : 2019/2841
KARAR TARİHİ : 22.04.2019

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde, taraflara ait S.S … Tatil Sitesinde davacının 23 nolu bağımsız bölümün, davalının da aynı sitede 24 nolu bağımsız bölümünün maliki olduğunu, davalının sitenin ortak alanına odunluk/kömürlük tarzında projeye aykırı yapı yapmış olması ve yine bina arkasına yeşil alanı küçültecek şekilde beton kaplaması yapmasının imar ve görüntü kirliliği oluşturduğunu, bu nedenlerle ve yargılama sırasında ortaya çıkacak durumlar karşısında davalı tarafından imara ve tasdikli projeye aykırı olarak yapılan yapıların kal’i ve eski hale getirmesi istenilmiştir.
Mahkemece 2014/92 E.- 2015/238 K. sayılı davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2017/4363 E. – 2017/7500 K. sayılı kararı ile; ” HMK’nın 297. maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Somut olayda, uygulamada duraksama ve kargaşaya yol açmayacak biçimde hangi tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu belirtilerek, ayrı ayrı projeye aykırılıkların somut şekilde belirlenerek, eski hale getirilmesine karar verilmemesi, kabule göre de davalıya KMK’nın 33. maddesi gereği uygun bir süre verilmemiş olması doğru görülmemiştir. Ayrıca İcra İflas Kanununun 30. maddesinde bir işin yapılmasına (yerine getirilmesine) ilişkin ilamların ne şekilde infaz edileceği açıkça hükme bağlanmış olup; somut olayda mahkemece, dava konusu edilen projeye aykırılıkların giderilmesi ile davalıya tanınan süre içinde bu yeri projesine uygun (eski) hale getirmesine hükmedilmesiyle yetinilmesi gerekirken, kararda “davacının yaptığı harcamaların belgelendirilmesi ve 22/04/2015 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen miktarı aşmaması şartıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine” denilmek suretiyle infaz aşamasında yapılacak işleri de kapsar biçimde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.” denilmek sureti ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 01/12/2014 tarihli raporu ile inşaat bilirkişisinin 22/04/2015 tarihli ek raporunda belirtilen ve mimari projeye aykırı yapılıp ortak alana tecavüz ettiği anlaşılan betonarme duvar, (B) harfi ile gösterilen su deposu ile (A) harfi ile gösterilen 21.00 m²’lik eklentinin yıkılarak eski
hale getirilmesine, 1 nolu hüküm fıkrasının gereğinin yerine getirilmesi için davalı tarafa KMK’nuna göre 60 günlük süre verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve gereği yerine getirilerek davalının yaptığı projeye aykırılıkların belirlenip eski hale getirilmesi yönünde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/04/2019 günü oy birliği ile karar verildi.