YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4095
KARAR NO : 2019/1913
KARAR TARİHİ : 29.04.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesi niteliğinde bulunan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat yapılması hususunda 13.05.2009 tarihli sözleşmeyi akdettiklerini, sözleşmeye konu inşaatın 6 bağımsız bölümden oluşacağı ve 1. kat 4 no’lu daire ile 2. kat 6 no’lu dubleks dairenin davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, sözleşme tarihinden itibaren 6 ay içinde inşaat ruhsatının alınacağı, ruhsat tarihinden itibaren de 12 ay içinde binanın bitirilip teslim edileceğinin taahhüt edilmesine karşın işe başlamadığını, sonrasında komşu parsel ile tevhit edilerek iki parsel üzerinde inşaat yapılması konusunda mutabık kalındığını ve yüklenici şirketin komşu parsel maliki … ile 16.03.2010 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme uyarınca binanın A ve B bloktan oluşacağı ve her blokta 6’şar bağımsızı bölüm yapılacağı, A blokta 4 no’lu ve 6 no’lu dubleks dairenin davacıya verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak paylaşım yönünden 24.11.2010 tarihli ek sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşmeye göre ise, A blok 4 ve 8 no’lu bağımsız bölümün tamamı ile 6 no’lu bağımsız bölümün 1/2’sinin ait olacağının kararlaştırıldığını, yine 16.03.2010 tarihli sözleşmenin 12. maddesine göre sözleşme tarihinden itibaren 18 ay içerisinde teslim edilmemesi halinde her bağımsız bölüm için aylık 1.000,00 TL gecikme tazminatı ödeneceğinin taahhüt edilmesine karşın binanın halen %60 seviyesinde kaldığını, her iki blok üzerinde çatı katı yapılacağı kabul edilmesine karşın çatı katının yapılmadığını ve çatı üstünün açık ve fayans döşeli olarak bırakıldığını, davalının sadece kendisine isabet eden dairelerde çıkma yaptığını, davacıya isabet edenlerde çıkma bulunmadığından daha küçük olması nedeniyle zarara uğradığını, sözleşmenin teknik ve özel
şartlar 4. maddesinde tapu devirlerinin aşamalı olarak kararlaştırılması sebebiyle bir kısım tapu devirlerinin yapıldığını, bu nedenlerle tapu kaydının iptâli ile davacı adına tesciline, sözleşmeye aykırı imalâtlar nedeniyle 5.000,00 TL ve 23.000,00 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, sözleşmeye konu her iki bloğun tamamen bitirilip davacıya ait bağımsız bölümlerin 04.06.2012 tarihinde teslim tutanağı ile teslim edildiğini, tutanaklarda herhangi bir ihtirazî kayıt ileri sürülmediğini, eksik ve ayıplı işler bulunmadığını, fazla ferağ bulunmadığını, 24.11.2010 tarihli ek sözleşmeye göre imar artışından yararlanılarak bir kat ilave edilmesinin kabul edilmesi ve bu tarihten itibaren teslim süresi hesaplandığında teslimin süresinde olduğunu, 24.11.2010 tarihli ek sözleşme uyarınca davacıya kalacak olan A blok 6 no’lu dairenin dubleks niteliğinin kaldırıldığını, A blok imar mevzuatı yönünden dubleks yapılmasının mümkün olmadığını, kaldı ki, binanın bitişin nizam yapılmasının zorunlu olması nedeniyle çıkma yapılmasının mümkün olmadığı ve her iki arsa sahiplerinin muvafakatı ile işyeri olarak yapıldığı ve dış cephede sıva ve boya yerine daha palalı cam ve alikobant giydirme yapıldığını, ofis olarak yapılan bağımsız bölümlerde daha nitelikle imalatlar yapıldığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tapu iptal ve tescil istemi yönünden harç yatırılmadığından karar verilmesine yer olmadığına, bağımsız bölümlerle ilgili eksik işler bedeli 7.500,00 TL, 26.666,66 TL gecikme tazminatı, 3.891,49 TL ıskan harçları ve yapı denetim ücreti olmak üzere toplam 38.058,14 TL’nin davalıdan tahsiline alan küçüklüğü ile ilgili istemin reddine dair verilen hüküm, davalı vekilince temyiz olunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında düzenlenen 04.06.2012 tarihli tutanağa itibar edilmemişse de, iradeyi sakatlayan hallerle ilgili TBK’nın 39. maddesindeki (mülga 818 sayılı BK’nın 31. md.) düzenleme gözetildiğinde sözü edilen teslim tutanağında davacıya ait bulunan 4, 6 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin eksiksiz ve zamanında teslim edildiği açıkça yazılmış olup, bu belge inkar edilmediğine ve süresi içerisinde bu belgeyle ilgili bir dava açılmadığına göre ibraname niteliğinde kabul edilip davacıyı bağlayacağı kabul edilerek davanın tümden reddi gerekirken bu belge tartışılıp değerlendirilmeden davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı tarafından temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 29.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.